Page 44 -
P. 44
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
Regent Street’den aşağı konuşarak iniyorduk. Doktor
Mortimer ile Sir Henry çoktan gözden kaybolmuştu.
“Onları izlememizin bir anlamı yok artık.” dedi Holmes.
“Gölge gitti, bir daha da geri gelmez. Bakalım elimizde başka
ne kartlar var, görelim, oyunumuzu ona göre dikkatle oynaya-
lım. Arabadaki adamın yüzünü yemin edecek kadar tanıdığını
söyleyebilir misin?”
“Sadece sakalını.”
“Ben de öyle ama galiba sakalı takmaydı. Böyle ince bir görev
peşinde olan bir adamın sakalı yüz çizgilerini saklamaktan başka
ne işe yarar ki. Gel girelim şuraya Watson.”
Haber bürolarından birine girdik, müdür bizi saygıyla kar-
şıladı.
“Wilson, küçük bir meselenizin çözümünde size yaptığım
yardımı, görüyorum ki hâlâ unutmamışsınız.”
“Nasıl unuturum efendim. Namusumu kurtardınız, hatta
belki de hayatımı.”
“Abartıyorsunuz sevgili dostum. Aklıma bir şey geldi Wilson,
sizin çocuklar arasında Cartwright adında biri vardı hani, araş-
tırmada çok yetenekliydi.”
“Evet efendim, hâlâ burada çalışıyor.”
“Çağırabilir misiniz? Teşekkür ederim! Bir de şu beş poundu
bozmanızı rica edeceğim.”
Cartwright on dört yaşlarında, akıllı ve güler yüzlü bir
çocuktu, müdürün çağrısına cevap verip, hemen geldi. Ünlü
dedektife büyük bir hayranlıkla bakıyordu.
“Otellerin olduğu rehberi verir misiniz?” dedi Holmes.
“Teşekkür ederim. Şimdi bak Cartwright, burada yirmi üç
otel adı var, hepsi de Charing Cross çevresinde, gördün mü?”
“Evet efendim.”
44
44

