Page 8 -
P. 8
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
iyi niyetli mi, kötü niyetli mi, belli değil. Bir bilim adamı olan
Doktor James Mortimer, cinayet uzmanı Sherlock Holmes’den
ne isteyebilir ki? Buyrun efendim.”
Konuğumuzun karşımıza çıkması beni şaşkına çevirdi. Ben
tipik bir köy doktoru bekliyordum. Uzun boylu, incecik bir
adamdı, gagaya benzeyen uzun bir burnu, altın çerçeveli gözlü-
ğünün arkasında pırıl pırıl parıldayan, birbirine yakın gri keskin
gözleri vardı. Önlüğü üstündeydi ama çok özensiz giyinmişti,
ceketinin rengi solmuş, pantolonu eskimişti. Genç olmasına
rağmen, şimdiden kamburu çıkmıştı. Başı önüne eğik yürüyor-
du, iyi kalpli bir insana benziyordu. İçeri girer girmez, gözleri
Holmes’ün elindeki bastona takıldı, bir sevinç çığlığıyla ona
doğru atıldı.
“Öyle sevindim ki.” dedi. “Burada mı, yoksa Shipping
Office’de mi bıraktım, diye düşünüp duruyordum. Bu bastonu
dünyayı verseler kaybetmek istemem.”
“Bir armağan galiba?” dedi Holmes.
“Evet efendim.”
“Charing Cross Hastahanesi’nden, değil mi?”
“Evlenirken birkaç arkadaş hediye etmişti.”
“Ya, çok kötü.” dedi Holmes başını sallayarak.
Doktor Mortimer gözlük camlarının altında gözlerini kır-
pıştırarak şaşkınlıkla baktı.
“Niye kötü?”
“Vardığımız sonuçları bozdunuz. Evlenmeniz nedeniyle
mi demiştiniz?”
“Evet efendim, evlenip hastahaneden ayrıldım, dolayısıyla
da ihtisasımı yarıda bırakmış oldum. Kendime bir ev kurmam
gerekiyordu.”
“Neyse, pek o kadar da yanılmış sayılmayız.” dedi
Holmes. “Bakın, Doktor James Mortimer...”
8 8

