Page 52 - TÜRK İSLAM MEDENİYETİ TARİHİ
P. 52

36                                           Birinci Bölüm

                                                         geçici de olsa başarı kazanmaları gibi hususlar bu türlü hadislerin
                                                         uydurulmasında etkili sebepler olarak düşünülebilir.
                                                            Öte yandan bu arada ilerleyen zaman içinde, hadislerin riva-
                                                         yetinde metnin sağlamlığının ikinci plana atılarak, senedin sağ-
                                                         lamlığına  önem  verildiğini  de  hatırlamalıyız.  Bu  sebeple,  bu
                                                         çeşit metinlerin büyük bir bölümünün tam ve sağlam bir sened
                                                         zincirine  sahip  oldukları  görülmekle  beraber,  yine  de  uydurma
                                                         olabilecekleri ileri sürülebilir.

                                                            Bu bakış açısı, bize, bir kısım ve özellikle yukarıda birkaç ör-
                                                         neğini verdiğimiz hadisleri ele alıp incelerken, daha dikkatli ol-
                                                         mamız gerektiğini açıkça göstermektedir.
                                                            Gerçi zaten hadis literatüründe “Fiten” ve “Melâhim” hadis-
                                                         leri olarak kaydedilen bu hadislerin pek çoğunun uydurma olabi-
                                                         leceği  hususu,  oldukça  erken  çağlarda  hadis  tenkitçileri  ta-
                                                         rafından da ifade edilerek, bu hususa dikkat çekilmiştir. Nitekim
                                                         bu  anlamda  Sahihi  Buhari  şârihi  ‘Aliyyü’l-Kârî  (ö.h.
                                                         l016/m.1605), Türkler, hadımlar ve köleler hakkındaki hadisle-
                                                         rin uydurma olduklarını ifade etmektedir.

                                                            Her ne kadar, Türkler hakkındaki hadislerin çoğunluğuna ih-
                                                         tiyatla  yaklaşmak  gerekirse  de;  bununla  birlikte  bu  rivayetlerin
                                                         devrinin olaylarını yorumlamak ve özellikle de Müslüman Arap-
                                                         ların münasebette bulunduğu diğer milletlere bakışlarını anlamak
                                                         bakımından birer tarihî kaynak hüviyeti taşıdıkları da kabul edi-
                                                         lebilir. Ayrıca, bu hadisler ve haberler arasında sahih olanlarının
                                                         var  olabileceği  de  gözden  uzak  tutulmamalıdır.  Bu  itibarla  bu
                                                         hadis ve haberler Türk tarihçileri için değerlendirilmesi gereken
                                                         kaynaklar arasında görülmelidir.
   47   48   49   50   51   52