Page 49 - TÜRK İSLAM MEDENİYETİ TARİHİ
P. 49

Türk Arap Münasebetleri ve Türkler’in İslâm’ı Kabulleri   33

                                                         azalmasına  sebep  olacağını,  bu  yüzden  Müslümanlığı  kabul
                                                         edenlerin  samimiyeti  konusunda  şüphe  duyduğunu  belirterek
                                                         Mevâlîye Sünnet olma şartını getirerek zâhiren Müslüman olan-
                                                         ların artışını önlemek istediğini Halifeye bildirdi.

                                                            Ömer b. Abdülaziz, Cerrah’ın bu teklifini reddederek ona şu
                                                         cevabı  verdi:“Allah,  Hz.  Muhammed’i  sünnetçi  değil,  davetçi
                                                         olarak gönderdi.” Hatta Cerrah’ın ifadelerine sinirlendiği kayde-
                                                         dilen  Halife;  “fitne  ve  fesat  çıkarmaya  sen,  onlardan  daha
                                                         yatkınsın.” diyerek onu azarlayarak tepkisini gösterdiği gibi, bir
                                                         süre sonra onu görevinden aldı ve yerine Abdullah b. Nu’aym’ı
                                                         görevlendirdi.
                                                            Bu  rivayetten  de  anlaşılacağı  üzere,  İslâm  Tarihinde  ikinci
                                                         Ömer  olarak  isimlendirilen  Ömer  b.  Abdülaziz’in;  yerli  halk
                                                         arasında, din kardeşliği ve adalet kavramlarının hayata geçiril-
                                                         mesine gayret ettiği ve bu anlayışla birlikte daha değişik yollarla
                                                         Müslümanlığın  yaygınlaşmasını  temin  için  gerekli  tedbirleri
                                                         aldığı dikkati çekmektedir.
                                                            Ancak diğer taraftan Abbasî ihtilâlinin patlak vermesi, zaten
                                                         hızı  kesilmiş  olan  fetih  hareketinin  duraklamasına  sebep  oldu.
                                                         Horasan valisinin ihtilâlcilerle uğraşması, yerli halkın ihtilâlcileri
                                                         desteklemesi,  Emevî  ordularının  dışarıya  karşı  harekete  geçme
                                                         imkânlarını tamamen ortadan kaldırmıştır.

                                                            Bu dönemde Türklerin durumuna baktığımızda, Çinlileri ye-
                                                         nerek  Türk  illerinde  hâkimiyeti  elde  eden  II. Göktürk (Kutluk)
                                                         Devletine karşı Türgişler (Türkeş) adıyla ikinci bir Türk Devleti-
                                                         nin   kurulduğunu   görüyoruz.   Bunlar,   Kutluklara   baş-
                                                         kaldırmışlardır.  Hatta  bu  olay,  Orhun  Abideleri’nin  bulunduğu
                                                         mevkide 711’de Türgişler ile Karluklar arasında bir meydan sa-
                                                         vaşına yol açmış, Türgişler bu savaşta yenilmişlerdir. Buna rağ-
                                                         men  bu  iki  Türk  devleti  ve  toplumu  arasındaki  mücâdele  daha
                                                         sonra da devam etmiştir.
   44   45   46   47   48   49   50   51   52