Page 47 - TÜRK İSLAM MEDENİYETİ TARİHİ
P. 47

Türk Arap Münasebetleri ve Türkler’in İslâm’ı Kabulleri   31

                                                            İslâm  tarihi  kaynaklarının  verdiği  bilgilere  göre,  Göktürk
                                                         devletinin zayıflamasından sonra, Orta Asya’da güçlü siyasî ve
                                                         askerî birlik sağlanamamasının sonucu olarak ortaya çıkmış olan
                                                         bağımsız  Türk  beyliklerinin  hâkimiyetindeki  Mâverâünnehr’in
                                                         fethi,  büyük  ölçüde  Kuteybe  b.  Müslim’in  Horasan  Valiliği
                                                         sırasında (705-715) gerçekleşmiştir.

                                                            Bu bağlamda onun söz konusu bölgede on yıl süren valiliği ve
                                                         fetihleri  esnasında  709’da Buhara, 712’de Semerkand zapt edi-
                                                         lerek  bütün  Mâverâünnehr  Müslüman  Arap  hakimiyeti  altına
                                                         alınmıştır. Nitekim  kaynaklar,  bu  başarıları  nedeniyle  onu,  Ho-
                                                         rasan ve Maveraünnehr Fatihi olarak nitelendirmiştir.
                                                            Fakat  Kuteybe’nin  bu  fetihleri  esnasında  Türkler  ile  Müslü-
                                                         man Araplar arasında çok şiddetli ve kanlı çarpışmalar cerayan
                                                         etmiş,  bu  sırada  hem  Müslüman  Araplardan  hem  de  Kuteybe
                                                         karşısında  mücâdeleyi  bırakmayan  Türklerden  binlerce  asker
                                                         ölmüştür.
                                                            Bütün bunlarla beraber, o, gerek klasik kaynaklarda, gerekse
                                                         modern araştırmalarda, Orta Asya’da Arap hâkimiyetini kesin bir
                                                         şekilde yerleştirmenin yanında, bu bölgelerde İslâm dininin son-
                                                         raki  nüfûz  ve  hâkimiyetinin  temelini  atan  bir  komutan  olarak
                                                         değerlendirilmiştir.
                                                            Bu çerçevede mesela; Tarihte Türklük adlı eserin müellifi L.
                                                         Rasony;  Kuteybe’yi  bölgede,“İslâmiyetin  yol  açıcısı,  itici  ve
                                                         sürükleyici gücü” olarak vasıflandırmıştır. Yine Tarihçi İbn Ke-
                                                         sir,  Kuteybe’yi  şu  satırlarla  tanıtmaktadır:“Umera’nın  ulu-
                                                         larından biri olan Kuteybe, aynı zamanda, büyük ve kahraman bir
                                                         komutandır. Allah, onun vâsıtasıyla o kadar çok kimseyi hidâyete
                                                         ulaştırmıştır ki, sayılarını ancak Allah bilir. Bu kimseler Müslü-
                                                         man olmuşlar ve Allah’ın dinine sımsıkı sarılmışlardır.”

                                                            Kuteybe sözünü ettiğimiz başarısını gerçekleştirirken, fethet-
                                                         tiği şehirlerin yerli halkı ile iyi geçinmeyi hedeflemiş; bunun için
   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52