Page 146 - 9789752600171
P. 146
CONJUNCTIONS 148
NOTE:
In case genellikle if ile karıştırılmaktadır. Ancak sahip oldukları anlam çok farklıdır. Bunu
farkı örneklerle görelim:
We will buy some more food in case Mr. Koldemir comes.
We will buy some more food if Mr. Koldemir comes.
Birinci örnekte Mr. Koldemir’in geleceği belli değil ama, ‘ne olur ne olmaz, biraz daha fazla
yiyecek satın alacağız’;
İkinci örnekte ise ‘Mr. Koldemir gelirse biraz daha yiyecek satın alacağız, gelmezse satın
almayacağız’ anlamı vardır.
lest/for fear (that):
He ran away, lest he should/might be seen.
(Görülebilir diye (korkusuyla) kaçtı)
I will phone you tomorrow, lest you should forget the date of the meeting.
(Toplantının tarihini unutabilirsin diye (korkusuyla) yarın sana telefon edeceğim)
They evacuated the area, lest war should break out.
(Savaş çıkar endişesiyle bölgeyi boşalttılar)
We offered him some more money for fear (that) he might go to another team.
(Başka bir takıma gider korkusuyla ona biraz daha fazla para teklif ettik)
The guests spoke in whispers for fear (that) they might wake the baby.
(Misafirler bebeği uyandırabilirler korkusuyla fısıltıyla konuştular)
Conjunctions of result (Sonuç bağlaçları)
so + sıfat + that
Her dress was so elegant that they couldn’t stand looking at her.
(Elbisesi o kadar zarifti ki kendilerini ona bakmaktan alamadılar)
The book was so boring that I gave up reading it half way through.
(Kitap o kadar sıkıcıydı ki yarısında okumayı bıraktım)
Their dog was so fierce that no one dared come near it
(Onların köpeği o kadar vahşiydi ki kimse yanına yaklaşmaya cesaret edemedi)

