Page 89 - 9789752600171
P. 89

91
                                                                                                                                                                                                                                              ADVERBS

            Too bir fiili tek başına asla niteleyemez. Ancak too much şeklinde kullanılırsa niteleye-
           bilir:

           She studies too much.
           They play chess too much.


            Too başka zarflarla nitelenebilir: rather, far, much, a bit, a lot, a little gibi.

           His coat is a little too big for me.
           The figure is far too high.
           There is far too much work today.
           It was a bit too difficult question.

           Hardly/Scarcely/Barely:

            Bunlar daima olumlu cümlelerde kullanılmalarına rağmen cümleye kattıkları anlam olum-
           suzdur:

           I can hardly/barely/scarcely remember what we ate.
           (Ne yediğimizi hemen hemen hiç hatırlayamıyorum)


            Hardly, genellikle, ever, any, at all veya can ile kullanılabilir.  Scarcely de bu anlama çok
           yakındır. O da ever ve any ile kullanılabilir:

           The boy had hardly any/scarcely any money.
           (Çocuğun hemen hemen hiç parası yoktu)

           He hardly ever/scarcely ever goes out.
           (Hemen hemen hiç dışarı çıkmaz)

           He hardly knows me.
           (Beni hemen hemen hiç tanımıyor)

           It hardly rained at all last summer.
           (Geçen yaz hemen hemen hiç yağmur yağmadı)

           Her bedroom was so small that she could hardly move in it.
           (Odası o kadar küçüktü ki içinde hemen hemen hiç kımıldayamıyordu)


            Scarcely, ayrıca 'not quite' 'tam değil' manasında kullanılır:

           There were scarcely ten people there.
           (Orada hemen hemen on insan vardı) (=muhtemelen on insandan daha az vardı)
   84   85   86   87   88   89   90   91   92   93   94