Page 90 - 9789752600171
P. 90

ADVERBS                   92


           Barely, 'not more than/only just' 'sadece tam' manasında kullanılır. Scarcely ile
          karşılaştırın:
          There were barely ten people there.
          (Orada tam olarak on insan vardı)

          DİKKAT:

          Hard ve hardly  anlam olarak tamamen farklıdır, birbirleriyle ilgileri yoktur. Örneklere dikkat
          ediniz:

          He studied hard to pass tomorrow's exam.
          (Yarınki sınavı geçmek için çok sıkı çalıştı.)

          He hardly studied to pass tomorrow's exam.
          (Yarınki sınavı geçmek için hemen hemen hiç çalışmadı.)



                                INTENSIFIERS
                                (Pekiştireçler)

          Pekiştireçler derecelendirilebilen zarf veya sıfatlarla kullanılır. Derecelendirme zarfları keli-
          menin anlamını sınırlar veya zayıflatır. Oysa pekiştireçler anlamı güçlendirir:

          His voice is good.
          His voice is very good.  (=pekiştireç: anlam kuvvetli)
          His voice is quite good. (=derecelendirme zarfı: anlam zayıf)

          Very:

           En çok kullanılan pekiştireçtir. Sıfatlar, sıfat+isim ve zarflar önünde kullanılır:

          You are very strong.
          Mert is a very humorous boy.
          He speaks very fluently.

           Tek başına comparative (üstünlük karşılaştırması) ile kullanılmaz. Bunun için much ile
          kullanılabilir:

          They speak very much better than me.
          He runs very much faster than you.

           Present participle (-ing' li sıfatlar) ve past participle (-ed'li sıfatlar) ile kullanılabilir:

          This is a very interesting film.
          I am very interested in collecting stamps.
   85   86   87   88   89   90   91   92   93   94   95