Page 8 - 9789753811453
P. 8

unvan alma endîflesiyle de yaz›lmam›flt›r. Sorumluluk duyulan makam, sâ-
                              dece Salât ü Selâm’›n Sâhibi’dir.
                                  Eser kaleme al›n›rken bafll›ca iki hedef göz önünde bulundurulmufl-
                              tur:  Ö¤retmek ve sevdirmek!.. Bundan dolay›, di¤er akademik araflt›r-
                              malar›m›zda uymaya çal›flt›¤›m›z meslekî üslûba burada iltifat edilmemifl-
                              tir. Özellikle, ifâdelerin bir hukukî metin gibi donuk ve bâz› araflt›rma ra-
                              porlar› gibi somurtkan olmamas›na dikkat edilmifltir. Buna ra¤men kay-
                              naklar›n kullan›m›nda ve belgelerin seçiminde ilmî titizli¤e âzamî ölçüde
                              uyulmufltur. Bir kaç eser d›fl›nda ikinci el kaynak hiç kullan›lmam›flt›r. Ve-
                              sîka (delîl) de¤eri olmayan flerhlere fazla ilgi duyulmam›fl, bu tür kaynak-
                              lara hep yard›mc› malzeme sa¤lama maksad›yle bafl vurulmufltur.

                                                            f
                                                           f f

                                  Îtiraf etmek gerekir ki, yazarken en çok zorland›¤›m›z noktalar, kulla-
                              naca¤›m›z kelime ve terimlerin tâyininde olmufltur. Belirli bir seviyenin
                              alt›na kesinlikle düflmeme titizli¤imize ra¤men, hedef kitlenin belirlenme-
                              sinde s›k›nt› çekilmifltir.
                                  Kulland›¤›m›z  d i l, meslek dili de¤il, kültür dilidir. Bilinen bir ger-
                              çektir ki, son y›llarda, özellikle “dîn kültür dili” büyük ölçüde afl›nm›fl ve
                              kullan›lmaz hâle gelmifltir. Dîn anlat›l›rken, flâyet dîn d›fl› kelimeler kul-
                              lanma durumunda kal›n›rsa, anlat›lan ve anlat›landan anlafl›lan fley, dîn de-
                              ¤il baflka bir konu olur. Sosyoloji’nin terimleriyle anlat›lan dîn, dîn de¤il,
                              Dîn Sosyolojisi’dir. Psikoloji’nin terimleriyle anlat›lan dîn, dîn de¤il, Dîn
                              Psikolojisi’dir. Felsefe’nin terimleriyle anlat›lan dîn, dîn de¤il, Dîn Felse-
                              fesi’dir. Bu durumu; Siyâset’in terimleri, Ekonomi’nin terimleri, Diploma-
                              si’nin terimleri, Teknoloji’nin terimleri ile anlat›lan konular için de alabil-
                              di¤ine geniflletmek mümkündür.
                                  Dînî terminolojinin kayna¤›, Kur’ân-› Kerîm ve Hadîs-i fierîflerdir.
                              Dînî ve ahlâkî de¤erleri, baflka disiplinlerin kelime ve terimleri ile anlat-
                              mak mümkün de¤ildir: Afv, ma¤firet, rahmet, bereket, hayâ, tevâzû, if-
                              fet,  ismet, vefâ, flükür, sab›r, tevekkül ... gibi daha yüzlerce kelime,
                              Türkçe tam karfl›l›klar› olmayan çok nüansl› ve dînî muhtevâl› kelimeler-
                              dir.
                                  Günümüzün bir baflka problemi de  ü s l û p  y›pranmas›d›r. ‹nsanla-
                              r›n birbirine, ç›plak isimleri ile ve alel’âde bir tav›rla hitap etmeleri yay-
                              g›nlaflma istîdâd› göstermektedir. Hâlbuki millet olarak bizim  s a y g ›
                              ifâde eden kelimelerimiz ve  s a y g › l ›  bir üslûbumuz vard›.
                                  Ortak de¤erler, ç›plak adlar›  ile de¤il,  bafl›na veyâ sonuna getirilen
                              t a‘z î m  ifâdeleriyle an›l›r ve anlat›l›r:  Cenâb-› Hak, Resûl-i Ekrem,


                              8
   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13