Page 15 - 9789753812931
P. 15
Muhammed b. Selâme el-Kuzâ‘î (ö: 454 / 1062) de, bu devrin ünlüleri ara-
s›nda yer alan isimlerden birisidir. Ancak Kuzâ‘î’nin, kendi ça¤›n›n yukar›- KUZ‘ΒN‹N ESERLER‹
daki isimleri ölçüsünde gere¤i kadar ifllenip tan›t›ld›¤›n› söylemek güçtür.
Kuzâ‘î’nin yaflad›¤› devir, hadîs rivâyeti aç›s›ndan, yaz›l› hadîs metin- Biyografik ve bibliyografik kaynaklar, eserleri bak›m›ndan Kuzâ‘î’yi
lerinin izinsiz nakledilmedi¤i; baflkas›na âit herhangi bir metnin kendi ese- de¤erlendirirken, “O, birçok ilim dal›nda mütehass›s idi” ifâdesini kulla-
rine al›nabilmesi için, o metni rivâyet hakk›na sâhip olan flah›slardan izin n›rlar. Gerçekten Kuzâ‘î, üst düzey bürokratik çal›flmalar› yan›nda, oldukça
al›nmas› gerekti¤i yolundaki eski gelene¤in devâm etti¤i bir dönemdir. genifl ve disiplinli bir ilmî faâliyete yer ay›rmay› da baflarabilmifltir. Geriye
Onun, bu maksatla, önceki devir muhaddisleri gibi, uzun seyâhatlere giriflti- b›rakt›¤› eserlerinden anlafl›l›yor ki o, bürokrasiyi araç, ilmi ise amaç edin-
¤ini söylemek mümkün de¤ilse de; M›s›r d›fl›na hiç ç›kmam›fl ve yak›n çev- meyi baflarm›fl bir ilim adam›d›r.
resi d›fl›ndaki muhaddislerle hiç görüflmemifl oldu¤unu söylemek de müm- Biz, uzun bir süredir, Kuzâ‘î’nin, Türkiye kütüphânelerinde bulunan
kün de¤ildir. O, çeflitli maksatlarla; Mekke, ‹stanbul (Kostantîniyye), D›- eserlerini, mümkün oldu¤unca, görüp inceleme gayreti içinde olduk. Bu se-
meflk, Remle ve Trablus-fiam’a gitmifl; ayr›ca Ba¤dâd, Musul, D›meflk, ‹s- beple, görüp incelediklerimizi k›saca tan›tmakla; görmediklerimize ise, sâ-
kenderiye, Horasân, Isfahân ve fiîrâz gibi bölgelerden M›s›r’a gelen âlim- dece iflâret etmekle yetinece¤iz:
lerle de görüflüp, onlarla ilim al›fl-veriflinde bulunma f›rsat›n› elde etmifltir. 1 ) fiihâb’ül-Ahbâr: Kaynaklarda Kuzâ‘î hep, “fiihâb müellifi”
0
Muhtelif kaynaklardan ö¤reniyoruz ki Kuzâ‘î, M›s›r’da Fât›mîler dev- diye, bu eseri ile tan›t›l›r. O, yayg›n flöhretini, bu eserine borçludur. Burada,
rinde; vezîr kâtipli¤i , devlet kütüphânesi müdürlü¤ü , elçilik ve kad›l›k (4) metnini ve tercümesini sundu¤umuz fiihâb’ül-Ahbâr’›n muhtevâs›, afla¤›da
(1)
(2)
(3)
görevlerinde bulunmufltur. Ne var ki, târihçiler ve tabakåt yazarlar›, onu ayr›ca tan›t›lacakt›r.
hep, “k a d ›” unvân› ile tan›tm›fllard›r. 2 ) Müsned’üfl-fiihâb: Birinci s›rada ad› geçen fiihâb’ül-Ahbâr’›n
0
Onun yaflad›¤› dönem M›s›r’›n›n siyâsî kaderine hükmeden Fât›mîler, senedlisi olup, aralar›nda fazlaca metin fark› yoktur. Müsned’üfl-fiihâb, der-
(5)
fiîî- ‹smâilî bir program uygulam›fllard›r . Bu yüzden, o yönetimde görev leme türünden ikinci el bir eser de¤il, birinci el bir hadîs kayna¤›d›r. ‹slâm
alan herkesi fiîî kabûl etme e¤ilimi belirmifltir. Böyle bir ithâm, aç›kça te- ulemâs›, fiihâb’ül-Ahbâr hadîslerini vesîka olarak kullan›rken, Müsned’üfl-
lâffuz edilmemifl olmakla birlikte, bir tereddüt unsuru olarak Kuzâ‘î için fiihâb’› kaynak göstermifllerdir. Bu eserle ilgili olarak, ileride “Kuzâ‘î’nin
de akla gelmektedir. Ancak, gerek târihe yans›yan tav›rlar›, gerek bize ka- Açt›¤› Ç›¤›r” bahsinde ayr›ca bilgi verilecektir .
(7)
dar gelen eserleri, onun, Fât›mî ideolojisine kesinlikle meyletmedi¤ini 3 ) Düstûru Me‘â lim’il-Hikem ve Me’sûru Mekârim’ifl-
0
göstermektedir. fiiyem: Hz. Ali’nin sözlerinden bir k›sm›n› toplad›¤› bu eserine yazd›¤›
fiihâb’ül-Ahbâr müellifi, 16 Zilhicce 454 (Aral›k 1062) senesi Per- önsözde, Kuzâ‘î flöyle demektedir: “... Hazret-i Peygamber (s. a. s)’in söz-
flembeyi Cumaya ba¤layan gece M›s›r’da vefât etmifl; cenâze namaz›, Cuma lerinden; tavsiye, darb-› mesel, ö¤üt ve âdâba dâir 1200 cümlelik bir
günü ikindi namaz›ndan sonra k›l›narak, Karâfe’deki en-Neccâr Kabristâ- Hadîs kitab› meydana getirip, ad›n› da “efl-fiihâb” koyunca; bâz› dostla-
n›’na defnedilmifltir .
(6)
92-93; a. mlf; el-‘Iber, III, 233; a. mlf; Tezkiret’ül-Huffâz, III, 1128; Ebû’l-Fidâ, el-
Muhtasar fî Ahbâr’il-Befler, II, 181; es-Safedî, el-Vâfî bi’l-Vefeyât, III, 116-117; es-
(1) ‹bn Hallikân, Vefeyât’ül-A‘yân, III, 407-408. Suyûtî, Hüsn’ül-Muhâdara, I, 188; ‹bn’ül-‘Imâd, fiezerât’üz-Zeheb, III, 293; Kâtib
Çelebi, Keflf’üz-Zunûn, II, 167-168, 1684; el-Hânsârî, Ravzât’ül-Cennât, V, 171-173;
(2) Ahmed Çelebî, ‹slâm’da E¤itim- Ö¤retim Târihi, s. 115. VII, 350; Ba¤dâdl› ‹smâil Pafla, Esmâ’ül-Müellifîn, II, 71; Serkis, Mu‘cem’ül-
(3) Makrîzî, el-H›tat, I, 335. Matbû‘ât’il-‘Arabiyye, s. 1515-1516; Brockelmann, G I, 418-419 (343); S I, 584-585;
(4) Kindî, Kitâb’ül-Vülât ve Kitâb’ül-Kudât (Mülhak k›sm›), s. 613. fiemseddîn Sâmî, Kåmûs-› A‘lâm, I, 737; Ziriklî, el-A‘lâm, VII, 16-17; Kehhâle,
Mu‘cem’ül-Müellifîn, X, 42-43.
(5) fiîî - ‹smâilî mezhebinin özellikleri ve Fât›mî dönemi M›s›r’›ndaki faâliyetleri için bkz.
‹slâm’da E¤itim-Ö¤retim Târihi, M›s›r’da ‹smâiliye Mezhebi bahsi, s. 322 - 344 (III. (7) Müsned’üfl-fiihâb’›n en eski ve s›hhatli yazmas›, Topkap› Saray› III. Ahmed Kütüphâ-
bask› ) nesi’nde bulunmaktad›r (no: 370/1). Bu nüsha esas al›nmak sûretiyle taraf›m›zdan ese-
(6) Kuzâ‘î’nin hayât›na yer veren kaynaklar için bkz. ‹bn Mâkûlâ, el-‹kmâl, VII, 147; rin tahkîk, tahrîc ve tahlîli yap›larak, yay›na haz›rlanm›flt›r. Öte yandan, Irakl› âlim
Hamdi Abdülmecîd es-Selefî’nin mesâisiyle Türkiye d›fl›ndaki nüshalar tahkîk edile-
‹bn Hallikân, Vefeyât, IV, 212-213, nu: 584; es-Sübkî, Tabakåt’üfl-fiâfi‘iyye, III, 150- rek, iki cild hâlinde (448+442= 890 sahîfe), ilk def’a 1405/1985 y›l›nda Beyrut’ta ba-
151, nu: 324; ‹bn’ül-Esîr, el-Lübâb, III, 43; ez-Zehebî, Siyeru A‘lâm’in-Nübelâ, XVIII, s›lm›flt›r.
2 3

