Page 13 - 9789753812931
P. 13

BÖLÜMLER


 1 -  “Mübtedâ-Haber” Türü ‹sim Cümleli Hadîsler . . . . 33
                                            G ‹ R ‹ fi
 2 -  “Men” ile Bafllayan Hadîsler  . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 93
 3 -  “Mâzî ve Muzârî Sîgas›” ile Bafllayan Hadîsler  . . 125
                  fiihâb’ül-Ahbâr, do¤ma büyüme M›s›rl› olan Ebû Abdullah Muham-
 4 -  “Emir Sîgas›” ile Bafllayan Hadîsler  . . . . . . . . . . . . 135  med b. Selâme el-Kuzâ‘î  (*)  taraf›ndan yaz›lm›fl bir hadîs  kitab›d›r. Ku-
 5 -  “Mâ-i Nâfiye” ile Bafllayan Hadîsler  . . . . . . . . . . . 163  zâ‘î, hicrî 4. asr›n son çe¤re¤inde do¤mufl (mîlâdî 10. as›r sonlar›) ve 5. as-
              r›n ikinci yar›s›nda (454/1062) vefât etmifltir. Hayât›n›n çocukluk ve gençlik
 6 -  “Lâ” ve “Len” ile Bafllayan Hadîsler  . . . . . . . . . . . 173
              devrelerine dâir bir bilgiye sâhip olmad›¤›m›z Kuzâ‘î, kendisini iyi yetifltir-
 FASIL: “‹yyâke” ve “‹yyâküm” ile Bafllayan Hadîsler 193  mifl zengin muhtevâl› bir flahsiyet olarak karfl›m›za ç›kmaktad›r.
 7 - “‹nne” ve “‹nnemâ” Edâtlar› ile Bafllayan Hadîsler  . 195  Siyâsî bak›mdan oldukça kar›fl›k ve istikrars›z bir tablo sergileyen bu
 8 -  “Leyse” ile Bafllayan Hadîsler  . . . . . . . . . . . . . . . . . 225  devir, ilmî faaliyetler aç›s›ndan bak›ld›¤›nda, daha farkl› bir manzara ile
              karfl›m›za ç›kmaktad›r. Nitekim fikirleri, eserleri ve güçlü flahsiyetleri ile on
 9 - “Hayru, Efdalü, Ehabbü ve Ni‘me” ile Bafllayan Had. 229
              as›rd›r canl› kalabilen o ça¤›n klâsikleflmifl isimleri, hiç de az›msanmayacak
 10 -  “Bi’se” ve “fierru” ile Bafllayan Hadîsler  . . . . . . . 245  bir yekûn oluflturmaktad›r.  Tefsîr, Hadîs, Târih, Hukuk, Tasavvuf, Felsefe
 11 -  “Meselü” ile Bafllayan Hadîsler  . . . . . . . . . . . . . . . . 247  vb. gibi ilim dallar›nda kendi devirlerinin fikrî seviyesini temsîl eden bu
              flahsiyetler, bâz› sâhalarda daha önceki seviyenin üstüne ç›kamasalar da,
 12 -  “‹zâ” ile Bafllayan Hadîsler  . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 253
              devrald›klar› kültür birikimini, o ça¤›n flartlar› içinde iflleyerek, onlar›n can-
 13 -  “Kefâ” ile Bafllayan Hadîsler  . . . . . . . . . . . . . . . . . . 257  l› tutulmas›n› sa¤lam›fllard›r.
 14 -  “Rubbe” ile Bafllayan Hadîsler  . . . . . . . . . . . . . . . . . 259  Bu as›rda yaflam›fl olan;  es-Sülemî (ö: 412/1021),  ‹bn Miskeveyh
 15 -  “Levlâ” ve “Lev” ile Bafllayan Hadîsler  . . . . . . . . 261  (ö: 421/1031),  ‹bn Sînâ (ö: 428/1036),  Ebû Nu‘aym el-Isfehânî
              (ö: 430/1039), ed-Debûsî (ö: 432/1041), el-Mâverdî (ö: 450/1058), el-Bey-
 16 - Kudsî Hadîsler  . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 265
              hakî (ö: 458/1066),  Hatîb el-Ba¤dâdî (ö: 463/1071),  ‹bn ‘Abdülberr
 17 - Me’sûr Duâlar  . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 269  (ö: 463/1071),  el-Kufleyrî (ö: 465/1073), ‹mâm’ül-Harameyn
              (ö: 478/1085), fiems’ül-Eimme es-Serahsî (ö: 483/1090) gibi isimler, hep,
 B‹BL‹YOGRAFYA   . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 275  ‹slâm ilimler târihinin âbide flahsiyetleridir. ‹flte,  M›s›rl› Ebû Abdullah
 EK-1  . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 281

 EK-2  . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 293  (*)   Asl› Arapça olan bu nisbenin telâffuzunda farkl› tutumlar sergilenmektedir. Bir k›s›m
                  ilim adamlar›, kelimenin içinde “dâd” (    ) harfi bulundu¤u için, bunun, “Kudâ‘î” flek-
 ‹NDEKS  . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .  299  linde yaz›lmas› gerekti¤i görüflündedirler. Biz, kelimenin asl›n›n Arapça olmas›na ve
                  içinde de “dâd” harfi bulunmas›na ra¤men, Türkçe telâffuzunu esâs alarak, “Kuzâ‘î ”
 HADÎSLER ‹NDEKS‹  . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 331  yaz›l›fl›n› tercîh ettik. Nitekim, Türkçede, bünyesinde “dâd” harfi bulunan kelimelerin
                  büyük ço¤unlu¤u “z” fleklinde, çok az› da  “d” olarak telâffuz edilmektedir. Meselâ; bâ-
 fi‹HÂB’ÜL-AHBÂR’IN YÂKËT NÜSHASINDAK‹  z›, fazla, fazîlet, fuzûlî, garaz, haz›m, h›z›r, izâfî, izmihlâl, kazâ, mazbata, mazbût, muzâ-
 BAfi VE SON SAHÎFELER‹  yaka, muz›r, ramazan, tazarrû, tazmînât, tazyîk, tezât, vâz›h, vuzûh, zabt, zâb›ta, zabtiye,
                  zamîr, zarar, zarûret, ziyâ, ziyâfet vb. kelimelerindeki “z” lerin hepsi  “dâd” harfini ta-
                  fl›maktad›r ki bunlar, Türkçe’de “z” ile yaz›l›r ve okunur. Öte yandan, dalâlet, darb-›
                  mesel, efdal, kad›, r›dvân gibi bir k›s›m kelimelerdeki “d” lerin asl› da “dâd”d›r; bun-
                  lar da, “d” ile yaz›l›r ve telâffuz edilirler.

 XII                                                                             1
   8   9   10   11   12   13   14   15