Page 12 - 9789753812931
P. 12
BÖLÜMLER
1 - “Mübtedâ-Haber” Türü ‹sim Cümleli Hadîsler . . . . 33
G ‹ R ‹ fi
2 - “Men” ile Bafllayan Hadîsler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 93
3 - “Mâzî ve Muzârî Sîgas›” ile Bafllayan Hadîsler . . 125
fiihâb’ül-Ahbâr, do¤ma büyüme M›s›rl› olan Ebû Abdullah Muham-
4 - “Emir Sîgas›” ile Bafllayan Hadîsler . . . . . . . . . . . . 135 med b. Selâme el-Kuzâ‘î (*) taraf›ndan yaz›lm›fl bir hadîs kitab›d›r. Ku-
5 - “Mâ-i Nâfiye” ile Bafllayan Hadîsler . . . . . . . . . . . 163 zâ‘î, hicrî 4. asr›n son çe¤re¤inde do¤mufl (mîlâdî 10. as›r sonlar›) ve 5. as-
r›n ikinci yar›s›nda (454/1062) vefât etmifltir. Hayât›n›n çocukluk ve gençlik
6 - “Lâ” ve “Len” ile Bafllayan Hadîsler . . . . . . . . . . . 173
devrelerine dâir bir bilgiye sâhip olmad›¤›m›z Kuzâ‘î, kendisini iyi yetifltir-
FASIL: “‹yyâke” ve “‹yyâküm” ile Bafllayan Hadîsler 193 mifl zengin muhtevâl› bir flahsiyet olarak karfl›m›za ç›kmaktad›r.
7 - “‹nne” ve “‹nnemâ” Edâtlar› ile Bafllayan Hadîsler . 195 Siyâsî bak›mdan oldukça kar›fl›k ve istikrars›z bir tablo sergileyen bu
8 - “Leyse” ile Bafllayan Hadîsler . . . . . . . . . . . . . . . . . 225 devir, ilmî faaliyetler aç›s›ndan bak›ld›¤›nda, daha farkl› bir manzara ile
karfl›m›za ç›kmaktad›r. Nitekim fikirleri, eserleri ve güçlü flahsiyetleri ile on
9 - “Hayru, Efdalü, Ehabbü ve Ni‘me” ile Bafllayan Had. 229
as›rd›r canl› kalabilen o ça¤›n klâsikleflmifl isimleri, hiç de az›msanmayacak
10 - “Bi’se” ve “fierru” ile Bafllayan Hadîsler . . . . . . . 245 bir yekûn oluflturmaktad›r. Tefsîr, Hadîs, Târih, Hukuk, Tasavvuf, Felsefe
11 - “Meselü” ile Bafllayan Hadîsler . . . . . . . . . . . . . . . . 247 vb. gibi ilim dallar›nda kendi devirlerinin fikrî seviyesini temsîl eden bu
flahsiyetler, bâz› sâhalarda daha önceki seviyenin üstüne ç›kamasalar da,
12 - “‹zâ” ile Bafllayan Hadîsler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 253
devrald›klar› kültür birikimini, o ça¤›n flartlar› içinde iflleyerek, onlar›n can-
13 - “Kefâ” ile Bafllayan Hadîsler . . . . . . . . . . . . . . . . . . 257 l› tutulmas›n› sa¤lam›fllard›r.
14 - “Rubbe” ile Bafllayan Hadîsler . . . . . . . . . . . . . . . . . 259 Bu as›rda yaflam›fl olan; es-Sülemî (ö: 412/1021), ‹bn Miskeveyh
15 - “Levlâ” ve “Lev” ile Bafllayan Hadîsler . . . . . . . . 261 (ö: 421/1031), ‹bn Sînâ (ö: 428/1036), Ebû Nu‘aym el-Isfehânî
(ö: 430/1039), ed-Debûsî (ö: 432/1041), el-Mâverdî (ö: 450/1058), el-Bey-
16 - Kudsî Hadîsler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 265
hakî (ö: 458/1066), Hatîb el-Ba¤dâdî (ö: 463/1071), ‹bn ‘Abdülberr
17 - Me’sûr Duâlar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 269 (ö: 463/1071), el-Kufleyrî (ö: 465/1073), ‹mâm’ül-Harameyn
(ö: 478/1085), fiems’ül-Eimme es-Serahsî (ö: 483/1090) gibi isimler, hep,
B‹BL‹YOGRAFYA . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 275 ‹slâm ilimler târihinin âbide flahsiyetleridir. ‹flte, M›s›rl› Ebû Abdullah
EK-1 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 281
EK-2 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 293 (*) Asl› Arapça olan bu nisbenin telâffuzunda farkl› tutumlar sergilenmektedir. Bir k›s›m
ilim adamlar›, kelimenin içinde “dâd” ( ) harfi bulundu¤u için, bunun, “Kudâ‘î” flek-
‹NDEKS . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 299 linde yaz›lmas› gerekti¤i görüflündedirler. Biz, kelimenin asl›n›n Arapça olmas›na ve
içinde de “dâd” harfi bulunmas›na ra¤men, Türkçe telâffuzunu esâs alarak, “Kuzâ‘î ”
HADÎSLER ‹NDEKS‹ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 331 yaz›l›fl›n› tercîh ettik. Nitekim, Türkçede, bünyesinde “dâd” harfi bulunan kelimelerin
büyük ço¤unlu¤u “z” fleklinde, çok az› da “d” olarak telâffuz edilmektedir. Meselâ; bâ-
fi‹HÂB’ÜL-AHBÂR’IN YÂKËT NÜSHASINDAK‹ z›, fazla, fazîlet, fuzûlî, garaz, haz›m, h›z›r, izâfî, izmihlâl, kazâ, mazbata, mazbût, muzâ-
BAfi VE SON SAHÎFELER‹ yaka, muz›r, ramazan, tazarrû, tazmînât, tazyîk, tezât, vâz›h, vuzûh, zabt, zâb›ta, zabtiye,
zamîr, zarar, zarûret, ziyâ, ziyâfet vb. kelimelerindeki “z” lerin hepsi “dâd” harfini ta-
fl›maktad›r ki bunlar, Türkçe’de “z” ile yaz›l›r ve okunur. Öte yandan, dalâlet, darb-›
mesel, efdal, kad›, r›dvân gibi bir k›s›m kelimelerdeki “d” lerin asl› da “dâd”d›r; bun-
lar da, “d” ile yaz›l›r ve telâffuz edilirler.
XII 1

