Page 7 - 9786053839705
P. 7
9
giren mevsim, hava, tarım, hayvanlar vb. üzerine sa-
yısız atasözü vardır.
2. Doğrudan doğruya bir emir, öğüt, yasak belir-
tenler: Bu tür atasözlerindeki fiiller olumlu ya da
olumsuz, daima emir hâlindedir. Örnek: Gözün ile
gördüğünü eteğin ile ört.
c. Fıkra türünden atasözleri: Çok kısaltılmış bir hi-
kâye yapısındadırlar. Örnek: Deveye sormuşlar:
‘Boynun neden eğri?’ ‘Nerem doğru ki...’ demiş. Bu
gruptaki atasözleri, görevleri yönünden birinci grup-
takilere yakındır.
Atasözlerini söyleyiş yönünden de birbirinden
ayırmak mümkündür: Nazım ögesi taşıyanlar, nesir
olanlar. Nazım ögesi taşıyan atasözleri arasında tam
bir mısra ya da beyit görünümünde olanlar vardır:
Gönül düştü kediye, kendi benzer kadıya (duduya).
Türkler sözlü edebiyat dönemindeyken, kahra-
manlık hikâyeleri devrinde atasözleri bir düşünceyi
desteklemek amacıyla yalnız başlarına kullanılmıyor,
bir metnin başına ya da sonuna bağlı bulunuyordu.
Kimi zaman aynı anlamdaki atasözlerinin yan yana
kullanıldıkları da olurdu. Oğuz ve Kırgız destanları
bu tür örneklerle doludur. Bugün bile Anadolu’da hi-
kâye anlatanlar bunlardan faydalanırlar. Elimizdeki
en eski Oğuz metinleri Dede Korkut masallarıdır.
Ülkemizde atasözleri üzerine pek çok inceleme ve
derleme çalışması yapılmıştır.

