Page 14 -
P. 14

Sherlock Holmes
                          Sherlock Holmes
           yakaladığı zaman, vücudunu ve ruhunu o gece şeytanın eline
           vereceğini avaz avaz bağırarak söylemiş. Eğlenceye katılan-
           lar, Hugo’nun dehşeti karşısında şaşırıp kalmışlar, aralarından
           daha kötü birisi ya da daha sarhoş biri; kaçan kızın arkasından
           köpekleri bırakma fikrini ortaya atmış. Bunun üzerine Hugo
           evden dışarı fırlamış, seyislerine kısrağını eyerlemelerini, köpek
           kulübelerinin kapılarını açmalarını söylemiş. Bu arada kızın
           mendilini köpeklere koklatıp, hepsini sıraya koyduktan sonra,
           ay ışığı altında parlayan bozkıra salmış.
              Eğlenceye katılanların çoğu bir süre şaşkın vaziyette kalakal-
           mışlar. Bu kadar kısa bir zaman içinde bütün bu olup bitenleri
           anlayamamışlar. Fakat çok geçmeden dumanlı kafaları, biraz
           ayılınca işin farkına varabilmişler. Derken, birden gürültüler
           çoğalmış, kimi tabanca getirsin diye bağırıyor, kimi atını, kimi
           bir şişe şarap istiyormuş. Ama sonunda başlarının bir karış
           üstünde duran akılları yerine inmiş, on üç kişinin on üçü de
           atlarına atlayıp Hugo’nun arkasından bozkıra çıkmışlar. Ay pırıl
           pırıl parlıyormuş gökyüzünde, yan yana, hızla ilerliyorlarmış,
           kızın evine gitmek için kullanabileceği yollardan gidiyorlarmış.
              Bir iki mil kadar yol aldıktan sonra, bozkırda dolaşan, çoban-
           lardan birine seslenip köpek sürüsünü görüp görmediğini sor-
           muşlar. Adam da hikâyeye göre, öyle şaşırmış ki ne diyeceğini
           bilememiş ama sonunda, peşinden köpeklerin kovaladığı, zavallı
           kızı gördüğünü söylemiş. ‘Ama başka bir şey daha gördüm,’
           demiş. Bu gördüğüm şey de Hugo Baskerville siyah kısrağının
           üstünde, yıldırım gibi yanımdan geçti, arkasından da dilsiz,
           gözleri alev saçan bir cehennem köpeği koşuyordu. Tanrı koru-
           sun beni öyle bir köpekten.’ Bu bilgileri aldıktan sonra sarhoş
           adamlar, çobana lanetler yağdırıp sürmüşler atlarını. Fakat çok
           geçmeden bozkırdan gelen nal sesleriyle tüyleri diken diken
           olmuş, Sir Charles’ın siyah kısrağı ağzı köpük içinde, sallanan
           yuları ve boş eyeriyle gelmiş. Sarhoş adamlar atlarını birbirlerine


             14
             14
   9   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19