Page 15 -
P. 15

.     ..    .
                                                     -
                               ville'lerin k
                     baskerville'lerin kopegi
                                               opegi
                     basker
           yaklaştırmışlar, çok korkmuşlar ama yine de bozkırda ilerlemeye
           devam etmişler, oysa yalnız başlarına olsalarmış her biri atının
           başını geri çevirmekten büyük mutluluk duyacakmış. Böylece
           yavaş yavaş ilerleyerek sonunda köpeklerin olduğu yere ulaşmış-
           lar. Köpekler cinslerinin iyiliğiyle ve cesaretiyle tanınmışlarsa da
           bozkırda bir araya gelmiş ve sanki bir şeyden korkmuş gibi dik
           bir bayırın başında uluyup, korkuyla inliyorlarmış ve dikleşmiş
           tüyleriyle önlerinde uzanan dar vadiye bakıyorlarmış.
              Topluluk durmuş. Takibe çıktıkları zamana göre şimdi daha
           ayılmış olduklarını tahmin edersiniz herhâlde. Çoğu, fazla ileri
           gitmek istemiyormuş ama aralarından üçü, ya en cesurları, ya
           da hâlâ ayılmamış olan en sarhoşları; atlarını bayırdan aşağı
           sürmüşler. Vadi geniş bir açıklığa çıkıyormuş, şimdi hâlâ orada
           duran iki büyük kaya vardır. Ay ışığı o kadar parlakmış ki düz-
           lüğü bütün ayrıntılarıyla aydınlatıyormuş. Adamlar yaklaştıkla-
           rında gördükleri manzara karşısında ne yapacaklarını bileme-
           mişler. Düzlüğün tam ortasında korkudan ve yorgunluktan ölen
           zavallı kız yatıyormuş. Ama bu üç zamparanın aklını başından
           alan şey, ne kızın cesedi, ne de kızın cesedinin yanında yatan
           Hugo Baskerville’in cesediymiş; Hugo’nun üstünde, boğazına
           sarılmış, iğrenç bir yaratık varmış, büyük, kara bir hayvan ama
           ölümlü gözlerin gördüğü, göreceği herhangi bir köpekten daha
           büyükmüş. Onlar bakarken o şaşkınlık verecek kadar ucube
           olan şey, Hugo Baskerville’nin gırtlağını ısırıp koparmış. Sonra
           alev saçan gözlerini ve kan damlayan çene kemiklerini onlara
           çevirerek açıp kapamaya başlayınca üçü de korkudan kanları
           donmuş ve tatlı canlarını kurtarmak için çığlık çığlığa bozkır-
           da kaçmaya başlamışlar. Söylendiğine göre aralarından biri, o
           gördüğü yaratık yüzünden çok kısa bir süre sonra ölmüş. Diğer
           ikisi ise, yaşadıkları sürece yarım akıllı kalmışlar.
              Ortaya çıkan köpeğin hikâyesi işte böyle oğullarım. Bu köpek
           o günden beri ailenin başına bela olmuştur. Bunu yazmamın


                                                              15
                                                              15
   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20