Page 152 -
P. 152
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
şeylerden biri de kıyafetleriyle kimliklerini saklayanların gerçek
yüzünü görebilmesidir.”
“Harika bir şey bu. Sanki kendi portresi.”
“Çok ilgi çekici bir benzerlik, hem ruhî, hem fizikî bakım-
dan. Aile portrelerini incelemek, bazı gizli noktaları gözler
önüne sermeye yetebilir. Adamın Baskerville’lerden olduğu
belli.”
“Öyleyse, mirasta hak iddia ediyor?”
“Evet, öyle. Şu resim, eksik olan halkayı tamamladı. Yakaladık
Watson, elimizde, yarın geceden önce ağımızın içinde kendi
kelebeklerinden biri gibi çırpınacağına dair yemin edebili-
rim. Bir toplu iğne, bir mantar, bir de kart, Baker Street’deki
koleksiyonumuza ekleyebiliriz.” Resimlerle ilgilenmeyi bırakıp
başını çevirdiğinde kahkahalarla gülmeye başladı, Holmes böyle
güldüğü zaman, biri hapı yuttu demektir.
Sabah erken kalktım ama Holmes benden de erken kalkmıştı,
giyinmiş ve bahçeden geldiğini gördüm.
“Bugün güzel geçecek.” dedi ellerini neşe içinde birbirine
vurarak. “Ağların hepsi yerinde, toplamaya başlayabiliriz. Gün
bitmeden, bizim, şu koca, zayıf çeneli kalkan balığı, bakalım
ağımızın içine düşecek mi?”
“Sabah sabah bozkıra mı gittin?”
“Grimpen’den Princetown’a, Selden’ın ölümünü bildiren
bir telgraf gönderdim. Artık hiçbirinizin konuyla ilgilenmesine
gerek kalmadı. Sadık Cartwright’a güvende olduğumu söyle-
dim. Yoksa zavallı, bir köpek efendisinin mezarı başından nasıl
ayrılmazsa, o da oradan ayrılmazdı.”
“Şimdi ne yapacağız?”
“Sir Henry’yi göreceğiz. İşte geliyor.”
152
152

