Page 148 -
P. 148
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
nedeninin ayrıntılarını bilmesine gerek yok. Yarın sinir-
leri yatışmış olur, söylediğine göre, yarın akşam yemeğine
davetlisiniz.”
“Evet.”
“Sen bir mazeret uydur, yalnız Sir Henry tek git-
sin. Sanırım bunu kolayca ayarlayabilirsin. Akşam yemeğine
geç kaldık. Umarım içebilecek bir çorba bulabiliriz.”
“Meydana gelen son olaylardan sonra Sir Henry, birkaç
gündür Sherlock Holmes’ün Londra’dan gelmesini bekliyor-
du, onu karşısında görünce çok sevindi. Bavulunun neden
yanında olmadığını sordu ve bunun cevabını alamayınca
kaşlarını yukarı kaldırdı. Daha sonra çorbamızı içerken,
akşam yaşadığımız olayların bir kısmını Sir Henry’ye anlat-
tık. Fakat Barrymore ve karısına acı haberi vermek bana
düştü. Barrymore için, bu rahatlatıcı bir şey olabilirdi ama
karısı için hiç de hoş bir haber değildi. Kardeşinin öldüğünü
duyan kadın, önlüğünü yüzüne kapadı ve hüngür hüngür
ağladı. Bu adam, birçok kişinin gözünde canavarın biriydi,
yarı canavar yarı şeytandı; ama kadın için o çocukluğundaki
küçük yaramaz kardeşiydi hâlâ. Daha sonra, Sir Henry bu
akşam niçin dışarı çıkmadığını anlatmaya başladı.
“Watson dışarı çıktıktan sonra, evde canım çok sıkıl-
dı. Beni tebrik edin çünkü sözümde durdum. Dışarı yalnız
çıkmamaya yemin etmiş olmasaydım, çok eğlenebilirdim
çünkü Stapleton beni evine davet etmişti.”
“Çok eğlenceli bir akşam geçireceğinizden şüphem yok.”
dedi Holmes kuru bir sesle. “Sizi öldü gibi düşünüp, yasınızı
tutmaya kalkışmamız hoşunuza gitmezdi herhâlde?”
Sir Henry gözlerini açtı:
“Nasıl, nasıl?”
148
148

