Page 54 -
P. 54
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
yüzünden, aklından benim gibi bütün bu garip ve görünürde
birbiriyle ilişkisi olmayan olayları birbirine bağlayacak ipuçları
aradığı belliydi. Öğleden sonra ve akşamın geç saatine kadar
pipo içerek, düşünüp durdu.
Akşam yemeğinden önce iki telgraf geldi. Birincisinde şunlar
yazılıydı:
‘Barrymore’un malikânede bulunduğunu öğrenmiş bulu-
nuyoruz.
Baskerville’
İkinci telgrafta ise:
“Söylediğiniz gibi yirmi üç otele gidildi fakat kesik Times
sayfası bulunamadı.’
“İpliklerimden ikisi koptu Watson. Beni hayatta sinirlendiren
tek şey, bir olayda her şeyin ters gitmesidir. Dostum Watson
peşinden gidebileceğimiz bir ipucu daha bulmalıyız.”
“Casusu götüren arabacı var daha.”
“Biliyorum ve bu yüzden, araba şirketine, arabacının adını
ve adresini bildirmeleri için bir telgraf çektim. Eğer bildirdiler-
se, adam her an gelebilir. Belki, bu arabacı sorularıma olumlu
cevap verebilir...”
Bu sırada, kapının aniden çalan zili odanın içinde çınlayınca,
aynı anda yerimizden fırladık. Holmes’ün yüzünde bir tebes-
süm belirmişti. Çünkü bu çalan zil, iyi bir haberin müjdecisi
olabilirdi. Kapı açıldı ve içeri kaba saba bir adam girdi. Bu,
Holmes’ün beklediği arabacı olmalıydı.
“Trafik bürosundan geliyorum. Bu adresde oturan bir bey
2704 numarayı şikâyet etmiş.” dedi. “Yedi yıldır arabacılık yapı-
yorum, bugüne kadar hiç kimse beni şikâyet etmedi. Bürodan
çıkıp doğru buraya geldim, şikâyetinizi yüz yüze konuşmak için.”
“Hiçbir şikâyetim yok bayım.” dedi Holmes. “Üstelik, soru-
larıma doğru cevap verirsen, sana yarım altın veririm.”
54
54

