Page 56 -
P. 56
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
Arabacının verdiği cevap üzerine bugüne kadar Holmes’ün
bu kadar çok şaşırdığına ve böylesine sinirlendiğine hiç şahit
olmamıştım. Bir süre öyle kaldı. Derken, katıla katıla gülmeye
başladı.
“Büyük bir yetenekle karşı karşıyayız azizim Watson.” dedi.
“Kılıcı benim kadar çabuk kullanıyor. Doğrusu güzel çıkış-
tı. Demek adı Sherlock Holmes idi?”
“Evet efendim, adı öyleydi.”
“Olağanüstü! Söyler misin, bu adam nereden bindi, başka
neler oldu?”
“Saat dokuz buçukta, Trafalgare Square’den geçerken beni
çağırdı. Dedektif olduğunu ve soru sormadan, bütün gün her
istediğini yaptığım takdirde, iki pound vereceğini söyledi. Ben
de memnuniyetle kabul ettim. Önce Northumberland Oteli’ne
gittik, iki bay çıkıp, sıradaki bir arabaya bininceye kadar bekle-
dik. Sonra buraya yakın bir yere gelinceye kadar arabayı takip
ettik.”
“Burası olacak.” dedi Holmes.
“Bundan emin değilim ama yolcum çok iyi biliyordu. Arabayı
bir kaldırımın kenarına doğru çekip, bir buçuk saat kadar bekle-
dik. Sonra iki bay yanımızdan geçti ve Baker Street’den aşağı...”
“Orasını biliyorum.” dedi Holmes.
“Regent Street’in dörtte üçünü geçmiştik ki yolcum pen-
cereyi kaldırıp son süratle Waterloo İstasyonu’na gitmemi
söyledi. Atı kırbaçladım, on dakikada ordaydım. Sonra sözünde
durarak iki poundu verdi. Arabadan inince dönüp ‘Belki taşıdı-
ğın yolcunun kim olduğunu bilmek istersin, ben ünlü dedektif
Sherlock Holmes’üm,’ dedi ve istasyona girdi. Adamın adının
Sherlock Holmes olduğunu bu şekilde öğrenmiş oldum.”
“Anlıyorum. Yolcunu bir daha da görmedin değil mi?”
“İstasyona girdikten sonra görmedim.”
56
56

