Page 57 -
P. 57
. .. .
-
baskerville'lerin kopegi
basker
ville'lerin k
opegi
“Peki, bu ünlü dedektif Sherlock Holmes’ü tarif edebilir
misin?”
Arabacı bir süre durdu, başını kaşıdı. “Tarif etmek o kadar
kolay değil. Kırk yaşlarında, orta boylu, sizden beş on santim
kadar kısa efendim. Kibar bir bey gibi giyinmişti, kara sakalı
vardı, ucu kare şeklinde kesilmişti, solgun bir yüzü vardı. Başka
söyleyebileceğim bir şey yok. Hepsi bu.”
“Gözlerinin rengi?”
“Bilmiyorum.”
“Başka bir şey hatırlamıyor musun?”
“Hayır efendim. Başka hiçbir şey hatırlamıyorum.”
“İyi, işte yarım altının. Eğer bir şeyler hatırlayıp da yeni
bilgiler getirirsen, bir yarım daha veririm. Güle güle.”
“İyi geceler bayım, teşekkür ederim.”
John Clayton neşeli bir şekilde ayrıldı. Holmes omuz silkerek
bana döndü ve sıkıntılı bir şekilde gülümsedi.
“Üçüncü ipliğimiz de koptu, yine başladığımız yere döndük.”
dedi. “Kurnaz herif. Evimizin numarasını biliyordu, Sir Henry
Baskerville’in bana başvurduğunu biliyordu, Regent Street’den
beni tanıdı, arabanın numarasını alacağımı tahmin etti ve ara-
bacıyı bulup sorguya çekeceğimi anladı, bu cüretli haberi bana
gönderdi. Watson, bu sefer tam dişimize göre bir düşmanımız
var. Londra’da mat oldum. Umarım Devonshire’da şans güler
sana. Ama ‘O konuda?’ içim pek rahat değil.”
“Hangi konuda?”
“Seni oraya göndermek konusunda. Pis iş Watson, pis ve
tehlikeli bir iş, Baker Street’te yeniden seni sağ salim görünce
inan çok sevineceğim.”
57
57

