Page 23 - 9786254113079
P. 23
bak›m›ndan, ilk dört befl as›rl›k dönemde, ‹slâm âlimleri aras›nda bir t e r i m
birli¤inden söz etmek oldukça güçtür.
fi e m â i l’in konusu, Hadîs’de oldu¤u gibi Hazreti Peygamber’in bizzat
kendisidir. fiu kadar var ki, O’nun sâdece “b e fl e r î” yönünü kendine konu
edinifli, fiemâil’i di¤er sâhalardan ay›ran en bâriz özellik olmufltur. Maamâ-
fih, Hazreti Peygamber’in flahsiyetini, “Peygamberlik” s›fat›ndan ayr› mü-
tâlâa etmek mümkün de¤ilse de, O’nun, dünyâdaki yaflay›fl tarz› ve insanlar
aras›ndaki tav›r ve davran›fl› her hangi bir insandan farkl› olmad›¤› için, Pey-
gamberlik s›fat›na ba¤l› olarak yapt›¤› bir k›s›m befler üstü icrâat›n›, fiemâ-
il’in konusu içine almama yoluna gidildi¤i görülmektedir. Nitekim, Tirmizî
bu inceli¤e titizlikle dikkat ve riâyet etmifltir. O, Kitâb’üfl-fiemâil adl› eseri-
nin plân›n› teflkîl eden 55 bölüm ve 400 civâr›ndaki metin içinde; m u‘c i z e-
y e hiç yer vermemifl, gerekti¤i hâller d›fl›nda s ö z l ü tavsiyelerini kaydet-
memifl, h a r b’lerinden söz açmam›fl ve S i y e r konular›na hiç girmemifl-
tir. Böylece, mes’eleyi s›n›r› d›fl›na tafl›rmadan, Hazreti Peygamber’in, s›fat-
s›z bir insan gibi yaflay›fl tarz ve üslûbunu vesîkalarla tesbît etmeye çal›flm›fl-
t›r.
Müstakil bir fi e m â i l nev’inin vücûd bulmas›na bir k›s›m ihtiyaç ve
zarûretler yol açm›flt›r. Bunlar›n bafl›nda, bâz› Kur’ân âyetleri ile hadîs-i fle-
rîfler gelmektedir. Bu konu ile ilgili âyet-i kerîme ve hadîs-i flerîflerin içinde,
yer yer, “Ben de sizin gibi bir b e fl e r’im” ifâdesinin geçti¤i görülür . Bu
(14)
ifâde, R i s â l e t vazîfesini ilgilendiren hususlar d›fl›nda, Hazreti Peygam-
ber’in s›fats›z bir insandan farkl› olmad›¤›n›, O’nun da her fânî gibi, do¤um
ve ölüm noktalar› aras›nda geçen bir dünyâ hayât› yaflad›¤›n› dile getirmekte-
dir. ‹flte, O’nun bu “b e fl e r î” yönü ve imtiyazl› bir insan gibi yaflamaktan ti-
tizlikle sak›nd›¤› yaflay›fl tarz ve üslûbu, “fi e m â i l” ad› alt›nda di¤er dal-
lardan ayr› olarak sistemlefltirilmifltir.
Öte yandan, Ahzâb sûresinin 21. âyeti, Hazreti Peygamber’i, “insanlar
için en güzel örnek” diye takdîm eder:
“Gerçekten sizler için, Resûlullah’›n flahs›nda en güzel bir örnek
vard›r. Hâliyle bu, Allah’a ve âhiret gününe ümit besleyip, Allah’› hiç ha-
t›rlar›ndan ç›karmayan kimseler içindir. Yoksa, sâdece dünyâ hayât› ve
onun zevki peflinde olup da, Allah’› ve âhireti düflünmeyenler için de¤il” bu-
yrulmaktad›r.
Bu âyet-i kerîme’den aç›kça anlafl›laca¤› üzere, Hazreti Peygamber
(s.a.s), tek bafl›na, herkes için örnek al›nabilecek yönleri olan bir noktadad›r.
(14) Meselâ bkz. Kehf sûresi, âyet: 110; Buhârî, el-Câmi‘us-Sahîh, I,505; III, 101; VIII, 62,
117; ‹bn Mâce, Sünen, I, 380, nu: 1203; II, 777, 2318.
7
7

