Page 22 - 9786254113079
P. 22
lam›d›r ki, iflte, kelimenin bu mânâda kullan›lan nüans›n›n ço¤ulu “fiemâil”
dir.
‹slâm âlimleri, kelimeyi bu lügat mânâs›ndan alarak, onu, bir flahs›n ha-
yât›n›n özelliklerini tan›tan bir tâbir hâline getirmifllerdir . Daha sonra da,
(6)
sâdece “Hazreti Peygamber’in flahsî ve husûsî hayât›n›, O’nun beflerî yö-
nünü” anlatmada kullan›r olmufllard›r.
fiemâil tâbirini bu çok husûsî mânâda ilk def’a kullanan ‹slâm âlimi, bil-
di¤imize göre, muhaddis T i r m i z î (ö: 279/892)’dir. Nitekim, gerek ondan
önceki dönemde, gerek ça¤dafl› muhaddis ve târihçiler aras›nda, bu tâbiri
kullanan bir baflka isme rastlanmamaktad›r. Öyle ki, henüz hicrî III. ve IV.
as›rlarda, Hazreti Peygamber’in flahsî ve hususî hayât›na yer veren muhaddis
ve târihçilerin bahis bafll›¤› olarak seçtikleri tâbirler, genellikle birbirinden
farkl›d›r; ancak hiç biri de “fiemâil” de¤ildir.
Meselâ, bunlardan Mâlik b. Enes (ö: 179/795) “S›fat’ün-Nebî s.a.s”
(7)
tâbirini ; târihçi ‹bn Sa‘d (ö: 230/845), “S›fatü Resûlillah s.a.s” deyimini (8)
kullan›rlar. Tirmizî’nin yafll› muâs›r› Buhârî (ö: 256/870), “Menâk›b” tâbi-
(10)
(9)
rini kullan›rken ; Müslim (ö: 261/875), “Fezâil”i tercîh eder . Öte yandan
bizzat Tirmizî (ö: 279/892’nin, Sünen adl› eserinde, fiemâil’i de¤il “Menâ-
(11)
k›b” tâbirini benimsedi¤i görülür . Ça¤dafl› muhaddislerden Dârimî
(ö: 275/8887 ve N e s â î (ö: 303/915) ise, meflhur Sünen’lerinde, bu bahse
hiç yer vermezler. Hicrî beflinci as›r bafllar›nda vefât eden ünlü muhaddis
Hâkim en-Nîsâbûrî (ö: 405/1014), daha farkl› bir tâbir kullanarak, fiemâ-
il’in muhtevâs›na giren hadîsleri toplad›¤› bölümün bafll›¤›n›, “t â r i h” ve
“h a b e r” kelimelerinin ço¤ullar› olan tâbirlerden seçer. Burada ilgili ana
bölümün bafll›¤› “Kitâbü tevârîh’›l-mütekaddimîn mine’l-enbiyâi ve’l-mür-
(12)
selîn” , Hazreti Peygamber’e tahsîs edilen alt bafll›k ise “Zikru ahbâr› Sey-
(13)
yid’il-Mürselîn”dir .
Görüldü¤ü üzere, Hazreti Peygamber’in flahsî ve husûsî hayât›n› ifâde
(6) Meselâ, Ebû Yâ‘kb ‹shâk b. ‹brâhîm es-Serahsî (ö: 429/1038)’nin “fiemâil’ül-Etk›yâ ve
Vefeyât’ül-‘Ulemâ”s› ile (bkz. Zehebî, Tezkiret’ül-Huffâz, III, 101; Keflf’üz-Zunûn,
II,1059; Esmâ’ül-Müellifîn, I, 200); Ebû’l-Vefâ ‘Ali b. ‘Ukayl el-Ba¤dâdî (ö:
513/1119’nin “fiemâli’üz-Zühhâd”› (bkz. Esmâ’ül-Müellifîn, I, 635; Zeylü Keflf’iz-Zunûn,
II, 54), bu maksada mâtuf verilmifl eser adlar›d›r.
(7) el-Muvatta’, II, 919, Kåhire 1370/1951.
(8) et-Tabakåt’ül-Kübrâ, I, 360, Beyrut bask›s›.
(9) el-Câmi‘us-Sahîh, Kitâbü bed’il-halk, IV, 72; Bâb’ül-Menâk›b, IV, 153, ‹stanbul 1315.
(10) el-Câmi‘us-Sahîh, Kitâb’ül-Fezâil, IV, 1782 (43. kitâb), Fuâd ‘Abdülbâkî neflri.
(11) Sünen, Ebvâb’ül-Menâk›b ‘an Resûlillâh sallalâhü ‘aleyhi ve sellem, eserin son bölümü.
(12) el-Müstedrek ‘alâ’s-Sahîhayn, II, 542, Haydarâbâd bask›s›.
(13) Ayn› eser, II, 600.
6

