Page 19 - 9786254113079
P. 19
(*)
I) HAZRET‹ PEYGAMBER’‹ KONU ED‹NEN ‹L‹M DALLARI
Târin boyunca Hazreti Peygamber (s.a.s) kadar her yönüne ilgi duyul-
mufl ve bütün özellikleri inceden inceye tesbît edilmifl ikinci bir insan daha
bulmak mümkün de¤ildir. Nitekim ‹slâmî ilimler, bir bak›ma, temelde ve ç›-
k›fl noktas›nda, O’nun çeflitli yönlerini kendilerine konu edinmifllerdir. Bunun
için Hazreti Peygamber’in her yönü, de¤iflik ilim gruplar› ve flûbeleri taraf›n-
dan ayr› ayr› ele al›n›p ifllenme¤e çal›fl›lm›flt›r. Ne var ki, bu ilim dallar›, ken-
di ilim disiplini içinde, Resûlullah (s.a.s)’›n sâdece o ilmi ilgilendiren yönü
üzerinde ve kendine lâz›m olacak kadar›yle durmufltur.
Bu ilim dal› ve flûbelerini: 1) H a d î s , 2) S i y e r , 3) M e ¤ â z î,
4) fi e m â i l ve 5) D e l â i l (Hasâis, Mu‘cizât) ismi alt›nda toplamak
mümkündür. Ad› geçen dallar›n hepsinin de konusu, Hazreti Peygamber’le
s›n›rland›r›lm›flt›r. Esâsen, H a d î s’in içinde S i y e r, Siyer’in içinde de
M e- ¤ â z î, fi e m â i l ve D e l â i l birer bölüm olarak mevcuttur. Bir ba-
k›ma, hepsi de Hadîs’den ayr›larak müstakil bir hüviyet kazanm›fllar ve za-
manla muhtevâlar›n› gelifltirmifller ve zenginlefltirmifllerdir. Hepsinin de,
müflterek taraflar›n›n yan›nda, ayr› ayr› literatürleri oluflmufltur. Bir k›sm›
müstakil “‹lim Dal›” hüviyetini kazanm›fl, bâz›s› da bir “Nevî” veyâ “fiû-
be” olarak varl›¤›n› sürdüregelmifltir.
Öte yandan; T e f s î r, F › k › h, K e l â m, T a s a v v u f, M e z h e b l e r
T â r i h i, ‹ s l â m T â r i h i gibi di¤er ‹slâmî ilimler de, temel prensipleri-
nin ço¤unu, Hazreti Peygamber’den gelen haberlere dayand›rm›fllard›r. Bun-
lar, do¤rudan do¤ruya Hazreti Peygamber’i kendilerine konu edinmemekle
berâber, O’nun çeflitli yönlerine, sözlerine ve icrâat›na yer veren ilim dallar›
olarak karfl›m›za ç›kmaktad›rlar.
Her iki grup içerisinde de, burada bizi do¤rudan do¤ruya ilgilendiren sâ-
dece “H a d î s”dir. Di¤erlerinin afla¤› yukar› hepsi, gerek müstakil birer
(*) Bu “Girifl” bölümünde, Hadîs ilminin incelenmesinde bafl vurulacak “Temel Kaynaklar
ve Araflt›rmalar” bafll›¤› alt›nda bir bahse yer verilmesi uygun olurdu. Ancak, ileride de
görülece¤i üzere, her bahsin, müflterek taraflar›n›n yan›nda, ayr› ayr› kaynaklar grubuna
sâhip oluflu, bizi tekrardan kaç›nmaya sevketti. Zîrâ, yeri geldikçe, o konunun kaynaklar›-
na da mutlakå yer verilecektir.
3

