Page 190 - 9789752600171
P. 190
MODALS 192
Kısaca was/were able to için manage ve succeed fiillerini kullanabiliriz:
Eventually, I managed/was able to persuade my father.
(Sonunda babamı ikna edebildim)
He succeeded in overcoming all the obstacles.
(Bütün zorlukların üstesinden gelmeği başardı)
Could: ‘geçmişte’ fiziksel ve zihinsel yeterlilik, kabiliyet belirtir.
He could run so fast in his childhood.
(Çocukluğunda çok hızlı koşabilirdi)
I could save a lot of money if I was able to do the maintenance myself.
(Bakımı kendim yapabilseydim, çok para biriktirebilirdim)
He couldn’t start working without his father’s permission.
(Babasını izni olmasa çalışmaya başlayamazdı)
NOTE
Was/were able to ile could birbirleriyle karıştırılmamalıdır. Çünkü could genel, kuramsal
yeteneği anlatır; her zaman geçmişi anlatmaz. Was/were able to ise geçmişte belli bir zaman-
daki başarıyı, yeteneği anlatmak için; genellikle belirli (specific) durumlarda kullanılır.
Ancak eylem gerçekleşmemiş ise - özellikle duyu fiilleriyle - her ikisini de kullanmamız
mümkündür:
When the thieves broke into the house, we couldn’t/weren’t be able to hear any noise.
(Hırsızlar eve girdiklerinde hiç ses duyamadık)
She talked on and on but I couldn’t/wasn’t able to understand anything.
(Konuştukça konuştu; fakat ben bir şey anlayamadım)
Could have+V3:
Geçmişte gerçekleştirilememiş bir eylem için izin veya yeterlilik belirtir:
You could have borrowed my car. Why didn’t you ask me?
(Arabamı ödünç alabilirdin. Niye bana sormadın?)
He could have arrived at the conference on time but his car had been broken down.
(Konferansa zamanında varabilirdi fakat arabası bozulmuştu)
Bir eylemin gerçekleşmemesi karşısında bir kızgınlık belirtirken kullanılır:
You could have informed me that you would be late =
You should have informed me. . veya I am annoyed that you didn’t inform me.
(Bana geç kalacağını söyleyebilirdin)

