Page 253 - 9789752600171
P. 253
255 THE CAUSATIVE
The basketball players had eggs thrown at them. (Kontrolleri dışında olan bir durum)
(Basketbol oyuncuları kendilerine yumurta attırdılar)
They have had their request rejected. (Kontrolleri dışında olan bir durum)
(Kendi ricalarını reddettirdiler)
let somebody do something
Bu kalıp da İngilizce’de ettirgenlik ifade eder. İzin vermek (allow) anlamındadır:
My brother never lets anybody else drive his car.
(Kardeşim başka birinin arabasını kullanmasına izin vermez)
Please let me stay here and help you with your housework.
(Lütfen burada kalmama ve size ev işlerinizde yardım etmeme izin verin)
She let me see her photograph album.
(Fotoğraf albümünü görmeme izin verdi)

