Page 3 - 9789753810708
P. 3

I

                                   AKAİD İLMİNİN GEÇİRDİĞİ MERHALELER
                              İslâm dininin iman esaslarından bahseden akaid ilmi, Asr-ı saâdet’ten itibaren
                           günümüze kadar çeşitli merhaleler geçirmiştir. Bu tarihî seyir içinde kelâm ilminin
                           doğuşuna, tevhid ilminin ve Sünnî kelâmın ortaya çıkışına, İslâm felsefesinin teşek-
                           külüne ve yeni ilm-i kelâm döneminin başlamasına şahit oluyoruz.


                              A) ASR-I SAÂDET’TE
                              Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin hayatında kurulmuş herhangi bir
                           İslâmî ilim yoktu. Bir defa Kur’ân-ı Kerîm peyderpey nâzil oluyordu. Onun nüzûlü
                           Resûlullah’ın vefatına kadar devam etmişti. Sonra Kur’ân-ı Kerîm konularına veya
                           bugün elimizdeki tertibine göre değil, beliren ihtiyaçlara (esbâb-ı nüzûl) ve hayatın
                           akışına göre nâzil oluyordu. Diğer sahalarda olduğu gibi iman esasları (akaid) ala-
                           nında da bir problemle karşılaşan sahâbî henüz hayatta olan vahiy kaynağına başvu-
                           ruyor ve sorusunun cevabını Resûl-i Ekrem’den alarak ruh huzuruna kavuşuyordu.
                              Bununla beraber Hz. Peygamber’in sağlığında ashâb-ı kirâmın zihninde iman
                           konularıyla ilgili hiçbir fikrî hareketin, muhakeme ve istidlâlin bulunmadığını söy-
                           lemek de yerinde  değildir.  Bize kadar sahih olarak  gelen bazı rivayetler, ashabın
                           “iman-ı istidlâlî” mertebesine yükseliş mücadelelerini haber vermektedir. Ebû Hü-
                           reyre’den rivayet edildiğine göre ashaptan bir grup Resûlullah’a giderek şöyle de-
                           miştir:

                              -  İçimizde öyle şeyler  hissediyoruz ki herhangi birimiz,  bunu  söylemeyi  bile
                           büyük günah kabul eder.

                              - Hakikaten öyle bir şey hissettiniz mi?
                              - Evet.

                              - Bu, imanın ta kendisidir (نﺎﳝﻹا ﺢﻳﺮﺻ كاذ).
   1   2   3   4   5   6   7   8