Page 8 - 9789753810708
P. 8

30                       KELÂM İLMİNE GİRİŞ

                           karşı karşıya gelmesi vb. sebeplerle olmalıdır ki Kitâbü’t-Tevhîd’in sadece tek nüs-
                           hası günümüze intikal etmiş, başarılı sayılmayan ilk ilmî neşri 1970 yılında yapıl-
                           mıştır. Dünya kütüphanelerinde -bir kısmı eksik- kırka yakın yazma nüshası bulunan
                           Te’vîlâtü’l-Kur’ân ise 2005 yılından itibaren yayımlanmaya başlamıştır. Bu yüzden
                           Ehl-i sünnet ilm-i kelâmının tarihçesi yapılırken kuruluşu, aslında bu konuda ikinci
                           derecede bulunmasına rağmen, Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî’ye nisbet edilmiş, devam
                           ettirilmesi de Eş‘arî kelâmcıları yoluyla anlatılmıştır. Ebû Hanîfe ve  Mâtürîdî’nin
                           Sünnî kelâm sistemi, Ebü’l-Muîn en-Nesefî (ö. 508/1115), Nûreddin es-Sâbûnî (ö.
                           580/1184) ve diğer âlimlerle devam etmiştir.
                              IV. (X.) yüzyılın başlarında Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî, kırk yaşına kadar Mu‘tezile
                           mezhebinde kaldıktan sonra Mu‘tezile’nin “salâh/aslah” görüşünü eleştirerek bu
                           mezhepten ayrılmıştır. O, bir taraftan teşbihi reddederken diğer yönden
                           Mu‘tezile’nin benimsemediği yedi sıfatı (hayat, ilim, kudret...) kabul etmiş ve böy-
                           lece Sünnî kelâmının kurulmasına katkıda bulunmuştur. Eş‘arî’nin günümüze kadar
                           gelen kelâma dair en önemli risâlesi el-Lüma‘ fi’r-red alâ ehli’z-zeyġ ve’l-bida‘dır
                           (عﺪﺒﻟاو  ﻎﻳﺰﻟا  ﻞﻫأ  ﻰﻠﻋ  دﺮﻟا  ﰲ  ﻊﻤﻠﻟا). Onun  İslâm  mezheplerine dair olan  Makālâtü’l-
                           İslâmiyyîn’i (ﲔﻴﻣﻼﺳﻹا تﻻﺎﻘﻣ) de meşhurdur. Bu kitaplar basılmıştır.

                              Ebû Mansûr el-Mâtürîdî ile Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî’nin kurduğu Ehl-i sünnet
                           ilm-i kelâmı her şeyden önce kelâmî metoda sahiptir. Yani ilâhiyâtta aklın rolünü
                           kabul etmekte, iman esaslarını gerektiğinde aklî yollarla açıklayıp desteklemekte ve
                           te’vile başvurmaktadır. Buna göre Ehl-i sünnet ulemâsı Mu‘tezile’nin  metodunu
                           benimsemiş, fakat bazı meselelerde onlardan ayrı düşünmüştür.

                              Ehl-i sünnet ilm-i kelâmının kuruluşu İslâm düşünce tarihinde önemli bir hadi-
                           sedir. Sünnî kelâmı daha çok Eş‘arî mektebi ile tanınmıştır. Bu cereyan bir taraftan
                           Mu‘tezile’nin etkisini ortadan kaldırmış, diğer yönden Selef metodunu izleyenlerin
                           sayısını da azaltmıştır.

                              E) KELÂM-FELSEFE MÜNASEBETLERİNİN BAŞLAMASI

                              Ehl-i sünnet ilm-i kelâmının ortaya çıkışından sonra  İslâm dünyasında akaid
                           konularıyla ilgilenen başlıca dört cereyan göze çarpmaktadır.

                              1. Selefiyye.
                              2. Mu‘tezile ve diğer bid‘at fırkaları (Havâric, Şîa...).
                              3. Ehl-i sünnet kelâmcıları (Mâtürîdî, Eş‘arî).

                              4. İslâm filozofları.
   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13