Page 8 - 9789753812931
P. 8
Zaman içinde geliflen ve nesiller aras›nda yerleflen kültürel de¤erlerin Araflt›rma türü çal›flmalar, tek bafl›na üstesinden gelinecek çal›flmalar
oluflmas›nda, Hadîs-i fierîfler’in harç olma oran›, di¤er harçlardan daha faz- de¤ildir. Bir baflka ifâde ile, tek bafl›na kendi imkân› ile sonuçland›r›lan
lad›r. Bu durum, sahâbe döneminden îtibâren, sözlü ve yaz›l› olarak kesinti- araflt›rma türü çal›flmalar, bir yönüyle de olsa, eksiklikle mâlûl çal›flmalar-
siz sarfedilen çabalar sonucu oluflmufl bir mayad›r. Bu mayan›n oluflmas›n- d›r. Esâsen ihtiyâç, insan›n sermâyesidir. Birbirine ihtiyâç duyan insanlar,
da, târih boyunca her millet, mal›yla ve can›yla büyük bir sây ü gayretin birbirini seven insanlard›r. Bu bir nüktedir ki, âgâh olanlar kazançl› ç›karlar.
içinde olmufltur. Bunun ‹slâmî terminolojideki ad›, “Îlâ-y› Kelimetullah Bu anlamda bize de çok destek verenler oldu. Özellikle, 1979 y›l›nda
aflk›”d›r. Bu u¤urda verilen hizmetin kalitesinde dâimâ seviye fark› olagel- milletvekili iken, Kuzâ‘î’nin tesbît edebildi¤im bütün eserlerinin mikrofil-
mifl; hizmet kalitesinin yüksek oldu¤u dönemler yan›nda, bu seviyenin dü- mini te’min husûsunda yak›n ilgisini gördü¤üm Say›n Dr. Agâh Oktay
flük oldu¤u devirler de olmufltur. Târihin aç›k flahâdetiyle sâbittir ki, Türk GÜNER’e teflekkür ederim. Öte yandan, bask›ya geçmeden önce, özellikle
devletleri, mîlâdî 10. as›rdan îtibâren bu hizmeti en üst seviyede icrâ ede- meslekten olmayan farkl› branfllardaki insanlar›n görüfl ve teklîflerini alma;
gelmifllerdir. sonunda da, ald›¤›m teklîflerin ›fl›¤›nda tercümeyi yeniden gözden geçirme
Yüksek seviyede hizmet gayreti gösteren klâsik flahsiyetlerden biri de, düflüncesiyle, ayr› ayr› nüshalar›; Makina Yüksek Mühendisi Prof. Dr.
M›s›rl› âlim ve devlet adam› Kuzâ‘î (ö: 454/1062)’dir. Onun bu maksatla Bayram YÜKSEL, Emekli Müftü Mehmet DO⁄RU, ‹nflaat Yüksek
ortaya koydu¤u fiihâb’ül-Ahbâr adl› Hadîs kitab›, târihin uzunca bir dili- Mühendisi Arfl. Gör. Mustafa Sinan YARDIM ve Ö¤retmen Eflim Aysel
minde, kal›c› kültür hizmeti yapm›flt›r. Han›m’a vererek, hepsinin yaz›l› görüfl, tenkit ve de¤erlendirmelerini al-
f d›m. Hepsine de, hasbî katk›lar›ndan dolay›, ayr› ayr› flükranlar›m› sunar›m.
f f Ayr›ca bölüm sonlar›ndaki motiflerin çizimini üstlenen Tezhîb uzman› Doç.
Hayât›n pratiklerinden hareket eden Anadolu ulemâs› ile; ahlâk, kültür, Ayfle ÜSTÜN Han›mefendi’ye teflekkür ediyorum. Nihâyet, bu çal›flman›n;
san’at, e¤itim, hikmet gibi de¤erleri ön plânda tutma e¤iliminde olan çevre- Arab harfli ve Lâtin harfli metinlerinin yaz›lmas›ndan, metinlerin yaz›m ve
ler, fiihâb’ül-Ahbâr’dan çok yararlanm›fllard›r. Özellikle Anadolu Selçuklu- muhtevâ tashîhine var›ncaya kadar her safhas›nda, gayretli ve flevkli asista-
lar› ve Anadolu Beylikleri ile Osmanl›’n›n yükselme devri sonlar›na kadar n›m Arfl. Gör. Mehmet Sait TOPRAK’›n büyük eme¤i geçmifltir. Kendisi-
tedâvül eden bu eser, son üç as›rd›r arka plâna düflmüfl durumdad›r. ne sevgilerimi ve teflekkürlerimi ifâde ediyorum.
Yirmi seneyi aflan bir süredir; baflta fiihâb’ül-Ahbâr ve Müsned’üfl- Bir kesintiye u¤ramadan çal›flmam›z› sonuçland›ran Rabbim’e
fiihâb olmak üzere, Kuzâ‘î’nin Türkiye kütüphânelerinde bulunan bütün hamd ü senâlar eder; milletçe fazla dünyevîleflir gibi oldu¤umuz bugün-
eserleri, mikrofilmleri çektirilerek, inceleme ve de¤erlendirilmeye tâbi tu- lerde, Resûlullah Efendimiz’in himmet ve tasarruflar›n›n üzerimizde te’sî-
tulmufltur. rini göstermesini niyâz eylerim.
Bu arada, fiihâb’ül-Ahbâr’›n târihî izlerinin tesbîti maksad›yla, plânl›
bir flekilde, Anadoludaki mîmârî eserler, müzeler ve bir k›s›m yazma eser ‹zmir, 24 Eylül 1999
kütüphâneleri de, 1983-1989 y›llar› aras› yaz aylar›nda, yerlerinde görülmüfl Prof. Dr. Ali YARDIM
ve incelenmifltir.
Netîcede, Türk-‹slâm klâsikleri aras›nda önemli bir mevk›i oldu¤u an-
lafl›lan fiihâb’ül-Ahbâr’›n, günümüz Türkçesine aktar›lmas› fikri uyanm›fl-
t›r. Bu ön tesbitlerden sonra zaman zaman eserin tercümesine teflebbüs edil-
miflse de, kalem yürümemifl; zamân›n mutasarr›f› bunun vakt-› merhûnunu
bu günlere yazm›fl olmal› ki, Peygamberimiz’in fiemâili adl› çal›flmay› mü-
teâkip kalemin dü¤ümü aç›lm›fl; bir sene içinde de, okuyucu huzûruna ç›ka-
bilecek duruma gelmifltir.
f
f f
VIII IX

