Page 11 - 9786057274496
P. 11

YALNIZ EFE






                                  AND


              Bİ RİN Cİ BÖ LÜM
              Ben Gönen’de doğdum. Yirmi yıldan beri görmediğim
           bu kasaba hayalimde artık seraplaştı. Birçok yeri unutulan
           eski, uzak bir rüya gibi oldu. O zaman, genç bir yüzbaşı
           olan babamla her vakit önünden geçtiğimiz Çarşı
           Camisi’ni, karşısındaki küçük, harap şadırvanı, içinde
           binlerce kereste tomruğu yüzen nehirciği, bazı yıkanmaya
           gittiğimiz sıcak sulu hamamın derin havuzunu şimdi
           hatırlamaya çalışırım. Fakat beyaz bir unutkanlık dumanı
           önüme yığılır. Renkleri siler, şekilleri kaybeder... Pek uzun
           gurbetlerden sonra vatanına dönen bir adama doğduğu
           yerin ufkunu koyu bir sis altında bulup da sevdiği şeyleri
           uzaktan bir an evvel göremediği için nasıl mahzun olursa,
           ben de tıpkı böyle meraka, sabırsızlığa benzer bir üzüntü
           duyarım.  O,  her  akşam  sürülerle  mandaların,  ineklerin
           geçtiği tozlu, taşsız yollar; yosunlu, siyah kiremitli çatılar,
           yıkılacakmış gibi duran büyük duvarlar, küçük, ahşap
           köprüler, uçsuz bucaksız  tarlalar, alçak  çitler hep  bu
           duman içinde erir...
              Yalnız, evimizle mektebi gözümün önüne getirebilirim.
              Büyük bir bahçe... Ortasında köşk tarzında yapılmış
           bembeyaz bir ev... Sağ köşesinde her vakit oturduğumuz
           beyaz perdeli oda... Sabahları annem beni bir bebek gibi
           pencerenin kenarına oturtur, dersimi tekrar ettirir, sütümü
           içirirdi. Bu pencereden görünen avlunun öbür tarafındaki
           büyük toprak rengindeki binanın camsız, kapaksız tek bir

       12
   6   7   8   9   10   11   12   13