Page 38 -
P. 38

Sherlock Holmes
                          Sherlock Holmes
              “Dikkatle inceleyecek olursanız mektubu yazan, hem
           kalemle, hem de mürekkeple epey zorluk çekmiş, kalem tek
           bir kelime içinde iki kere sürçmüş ve kısa bir adreste üç kere
           kurumuş. Kişiye ait bir kalem veya mürekkep pek nadiren böyle
           olur, ikisinin bir arada olmasına ise ender rastlanır. Otellerdeki
           mürekkep hokkalarını, kalemlerini bilirsiniz. Evet, hiç şüp-
           hem yok, kesilen Times’ı buluncaya kadar, Charing Cross’taki
           otellerin çöp sepetlerini araştıracak olursak, bu ilginç haberi
           göndereni hemen yakalardık. Hey, bu da ne?”
              Üstüne kelimelerin yapıştırılmış olduğu kâğıdı, gözlerine
           yaklaştırmış, inceliyordu.
              “Ne oldu?”
              “Hiç.” dedi yere atarak. “Bomboş bir kâğıt, kâğıtta damga
           da yok. Bu ilginç mektuptan bundan başka bir bilgi çıkarama-
           yacağız; Sir Henry, söyleyin bakalım, Londra’ya geldiğinizden
           bu yana başınıza başka ilginç bir olay geldi mi?”
              “Sanmıyorum, Bay Holmes.”
              “Sizi izleyen, gözetleyen birini görmediniz mi?”
              “Ucuz macera roman kahramanları gibi bir şey oldum çık-
           tım”, dedi konuğumuz. “Neden izlesinler ya da gözetlesinler?”
              “Şimdi geleceğiz ona. Meseleyi ele almadan önce, bize söy-
           leyeceğiniz bir şey yok mu?”
              “Neyi söyleyeceğimi bilemiyorum ki?”
              “Her günkü olan şeylerden başka bir şey?”
              Sir Henry gülümsedi.
              “Henüz İngilizlerin yaşama biçimi hakkında bir bilgim yok,
           bütün hayatımı Amerika ve Kanada’da geçirdim. Sadece, insanın
           çizmesinin tekini kaybetmesi, herhâlde İngiliz âdetlerinden
           değildir.”

              “Demek çizmenizin tekini kaybettiniz?”

            38
            38
   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43