Page 40 -
P. 40
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
Doktor Mortimer, büyük bir ciddiyetle ve bir bilim adamı
havasıyla cebinden kâğıtları çıkardı, bunları dün sabahki gibi
okudu. Sir Henry Baskerville, büyük bir dikkatle, sessizce ve
ara sıra hayret çığlıkları atarak dinliyordu.
“Serveti, bir kin ve lanetle birlikte miras almış bulunuyorum.”
dedi, uzun hikâye bittikten sonra. “Elbette, bu köpek hikâyesini
çocukluğumdan beri duyarım. Ailede, sık sık anlatılır ama bugü-
ne kadar hiç ciddiye almamıştım. Amcamın ölümüne gelince,
yemin ediyorum kafamdaki her şey altüst, karmakarışık. Bu bir
polis işi mi, rahip işi mi, siz de henüz karar vermemiş gibisiniz.”
“Öyle.”
“Bir de otele gelen mektup meselesi çıktı ortaya. Bu da
onunla ilgili olabilir mi?”
“Bozkırda olup bitenleri bizden daha iyi bilen biri var galiba?”
dedi Bay Mortimer.
“Aynı zamanda.” dedi Holmes. “Biri, size karşı iyi niyetli
davranıyor çünkü tehlikeyi önceden haber veriyor.”
“Ya da kendi isteklerini gerçekleştirmek için, beni korkutup
kaçırmak istiyorlar.”
“Elbette, bu da olabilir. Doktor Mortimer çeşitli çözüm
yolları gerektiren bir problemle bana başvurduğunuz için, size
teşekkür ederim. Fakat Sir Henry, şimdi karar vermemiz gere-
ken önemli bir nokta var: Baskerville Hall’e gidip gitmemeniz.”
“Niye gitmeyeyim?”
“Tehlike var gibi.”
“Şu aile canavarından mı, yoksa insanlar tarafından mı?”
“Ortaya çıkarmamız gereken nokta da bu.”
“Hangisi olursa olsun. Cehennemde şeytan yoktur Bay
Holmes. Yeryüzünde ailemin yuvasına gitmemi engelleyecek
kimse olamaz, son cevabım bu.” Bu sözleri söylerken kaşları
40
40

