Page 41 -
P. 41
. .. .
-
baskerville'lerin kopegi
basker ville'lerin k opegi
çatıldı ve yüzü kıpkırmızı oldu. Baskervillelerin ateşli mizacını,
ailenin bu son temsilcisinde de görmek mümkündü. “Bu arada.”
dedi. “Bana söylediklerinizin hepsini düşünmeye zaman bula-
madım. Şu anda olup bitenleri bir anda kavrayıp karar vermek,
zor bir iş. Birkaç saat kadar istirahat edip, kafamı dinlemek iyi
gelecek. Bakın, Bay Holmes, şimdi saat on bir buçuk. Hemen
otele gidiyorum. Dostunuz Doktor Watson siz, ben ve Doktor
Mortimer, birlikte saat ikide yemeye ne dersiniz? O zaman bu
konu hakkında düşündüklerimi belki daha iyi anlatabilirim?”
“Watson, gelebilir misin?”
“Elbette.”
“Saat ikide otelde olacağız. Bir araba çağırayım mı?”
“Yürümeyi tercih ederim, bu hikâye beni bir hayli endişe-
lendirdi.”
“Sizinle birlikte yürümekten zevk duyarım.” dedi Bay
Mortimer.
“O hâlde saat ikide görüşürüz. Hoşçakalın.”
Konuklarımızın merdivenden inerken çıkan ayak seslerini,
sonra da ön kapının kapanışını duyduk. Holmes birdenbire
dalgın düşünceli ruh hâlinden uyanıp, sıçrayarak ayağa kalktı.
“Çabuk şapkanı al, çizmelerini giy Watson! Kaybedecek vak-
timiz yok.” Bunları söyler söylemez odasına hızla daldı, birkaç
saniye içinde elbisesini giymiş olarak geldi. Apar topar merdi-
venlerden inip sokağa çıktık. Doktor Mortimer ile Baskerville,
iki yüz metre kadar önümüzde yürüyorlardı. Oxford Street’e
doğru gidiyorlardı.
“Koşup durdurayım mı?”
“Aman sakın Watson, sakın. Eğer buna dayanabilirsen sen
yetersin. Dostlarımız çok akıllı, gerçekten yürümek için hoş
bir gün.”
41
41

