Page 35 - TÜRK İSLAM MEDENİYETİ TARİHİ
P. 35

Tarih, Medeniyet ve Kültür Kavramları                 19

                                                         kir. Bu husular muvâcehesinde denilebilir ki, her milletin tarihini,
                                                         mensup olduğu kültür ve medeniyet çevresi veya çevreleri içinde
                                                         incelemek bir zorunluluktur.
                                                            İşte  bu  itibarla  tarihlerinin  bin  yıllık  devresini  Yakın  Şark
                                                         İslâm Kültürü dairesi içinde geçiren Türkler için, ortaya koymak
                                                         hususunda kendilerinin de büyük rolleri olan bu kültürü lâyıkıyla
                                                         tetkik etmek, yalnız ilmî değil, aynı zamanda millî ve mecburî bir
                                                         görev ve sorumluluktur.

                                                            Bu açıdan bakıldığında fikir ve sanat tarihi, hukuk tarihi, din
                                                         tarihi gibi sahalarda, kısacası bir başka ifadeyle,“içtimâî tarihin
                                                         bütün şubeleri için, bu mecburiyet daima” kendini gösterir. Me-
                                                         selâ Müslüman Türkler’in hukuk tarihini incelemek için nazarî ve
                                                         sistematik İslâm hukukunu bilmek zorunludur.

                                                            Bunun  gibi,  benzerî  hukukî  müesseselerin  Araplar  ve
                                                         İranlılar’daki tarihî tekâmülünü anlamak da zarurîdir. Bu suretle,
                                                         aynı kültür dairesi içindeki üç milletin hukukî tekâmülünü mu-
                                                         kayeseli  bir  tarzda  anlamadan,  bunlardan  yalnız  birinin  hukuk
                                                         tarihini  kavramanın  da  mümkün  olmadığı  kendiliğinden  ortaya
                                                         çıkar.
                                                            Dolayısıyla  İslâm  Medeniyeti  dairesindeki  milletlerden  her
                                                         birinin ayrı bir mâzisi, yani İslâm’dan önceye âit hususî ananele-
                                                         ri, coğrafî muhitin ve yerli medeniyetlerden gelen husûsiyetlerin
                                                         doğurduğu ayrı dehâları bulunmakla beraber, aynı kültür dairesi-
                                                         ne mensup ve çok defa müşterek bir tarihe mâlik olmaktan doğan
                                                         umumî ve müşterek bir takım karakterleri de oluşmuştur.
                                                            Kültür ve medeniyet tarihçileri, Türk kültür ve medeniyetinin
                                                         İslâm’dan önceki devrini;“Çadır Medeniyeti”,“Bozkır Türk Me-
                                                         deniyeti” veya“Atlı Bozkır Kültürü (Atlı Göçebe Kültürü)” şek-
                                                         linde isimlendirmişlerdir.
                                                            Bu dönemde Türk kültür ve medeniyetinin oluşmasında, Mi-
                                                         lattan  önceki  yıllarda  tarih  sahnesine  çıkan  ilk  Türk  topluluğu
   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40