Page 31 - TÜRK İSLAM MEDENİYETİ TARİHİ
P. 31

Tarih, Medeniyet ve Kültür Kavramları                 15

                                                            İşte bu ortak nitelikler, o medeniyetin esasını, ruhunu ve özü-
                                                         nü  teşkil  eder  ve  onu  başkalarından  ayırır.  Nitekim  sıradan  bir
                                                         Müslüman;  İstanbul’dan  kalkıp,  Merâkeş’e,  Kâhire’ye,  Mek-
                                                         ke’ye,  Şam’a,  Mezapotamya’ya,  Bakü’ye,  Tahran’a,  Şiraz’a,
                                                         Kâbil’e,  Lahor’a,  Kalküta’ya,  Semerkant’a  gitse,  bu  beldelerin
                                                         hiç  birinde  kendini  tamamıyla  yabancı  hissetmez.  Hiç  olmazsa
                                                         yanı  başındaki  Sofya,  Atina...  vs.  deki  kadar  kendini  başka  bir
                                                         çevrede, başka bir hava içinde duymaz. Kendini az çok alışmış
                                                         olduğu levhalar, yapılar, şekiller, hareketler, inançlar ve tavırlar
                                                         arasında bulur.

                                                            İnsanların  giyiniş  tarzları,  geçim  şekilleri,  âdet  ve  hâlleri  az
                                                         çok  onun  kendi  alışkanlıklarına  benzer.  Aynı  sarık,  aynı  aba,
                                                         kadınlarında  aynı  örtünme,  aynı  câmiler,  aynı  ibâdetler,  aynı
                                                         ezan,  aynı  âyinler,  aynı  dualar  ve  benzerleri,  ona  hiç  yabancı
                                                         gelmez.

                                                            Bu benzeyiş, yalnız görünüşle de sınırlı kalmaz, içe, hayatın iç
                                                         tarafına, insanların rûhî hâllerine, olaylara bakış tarzlarına, dav-
                                                         ranış biçimlerine, hatta zihniyetlerine kadar yansır. Diğer mede-
                                                         niyet  gruplarında  da  aynı  hâlleri  görmek  mümkündür.  İşte,  bir
                                                         medeniyet zümresine mensup olan değişik milletler arasındaki,
                                                         ister maddî, ister manevî olsun genel ve ortak nitelikler, o me-
                                                         deniyeti hem tanımlar, hem de onun özelliğini gösterir.
                                                            Görülüyor ki, çeşitli toplumları kültür bakımından ayırt eden
                                                         şey,  onların  kullandıkları  âlet  ve  vasıtalardan  ziyade,  bu  âlet  ve
                                                         vasıtaların gerisindeki zihniyet veya manevî kıymetler bütünüdür.
                                                         Bu yüzden, mesela Kuveytli bir şeyh, Batı Kültürü’nün bir men-
                                                         subu  sayılamaz.  Batı  Medeniyeti’nin  bütün  maddî  kıymetlerini
                                                         aynı  derecede  benimsemiş  olan  Batılı  memleketler  arasında  da
                                                         yine manevî kültür farkları vardır. Bu farklar, onları birbirinden
                                                         ayırt ettiği kadar, kendi içlerinde de uyumlu bir bütünlük meydana
                                                         getiren değerlerdir.
   26   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36