Page 125 -
P. 125
. .. .
-
ville'lerin k
baskerville'lerin kopegi
opegi
basker
Kadının hikâyesinde çelişkili bir yan yoktu, hiçbir sorum
cevapsız kalmadı. Sadece, facia sıralarında kocasına boşanma
davası açıp açmadığını araştırarak kontrol edebilirdim.
Baskerville Hall’e gerçekten gitmiş olsaydı, oraya gitmediğini
söylemeye cesaret edemezdi. Çünkü sabahın erken saatinde
kimseye görünmeden, Coombe Tracey’ye dönemezdi. Böyle bir
yolculuk saklanamazdı. Galiba kadın doğruyu söylüyordu, hiç
olmazsa bir kısmını. Şaşkın bir hâlde hayal kırıklığına uğramış
olarak döndüm. İşin başkahramanına varmak için girdiğim her
yolun sonunda bir engelle karşılaşıyordum. Yalnız, kadının yüzü
gözümün önüne geldikçe, benden bir şey sakladığını hissedi-
yordum. Niye o kadar sararmıştı? Soruları cevaplamamak için,
niye bu kadar direnmişti? Olay olduğunda niye bu kadar sessiz
kalmıştı. Bana görünmek istediği kadar masum olamazdı. Artık
bu yönde gidemezdim. Şimdi, bozkırdaki taş kulübelerin içinde
bulunacak olan, öteki ize dönmem gerekiyor.
O da pek belirsiz bir yöndü. Geri dönerken birbiri ardından
gelen tepelerin, hâlâ ilk insanların izleriyle dolu olduğunu fark
ettim. Barrymore şu yıkık kulübelerden birinde, bir yabancının
yaşadığını söylemişti. Oysa bozkırda boydan boya her tara-
fa bunlardan yüzlercesi dağılmıştı. Fakat o esrarengiz adamı
buluncaya kadar bozkırdaki bütün kulübelere girip çıkacak-
tım. Adamı içeride bulduğum takdirde kim olduğunu ve bizi
uzun zamandır neden izlediğini kendisinden öğrenecektim,
gerekirse silahla tehdit edecektim. Regent Street’in kalabalığı
arasında kaçması kolaydı ama ıssız bozkırda elimden kaçması
kolay değildi.
Eğer kulübeyi bulur da sahibini içinde bulamazsam, ne
olursa olsun, o esrarengiz adam gelinceye kadar orada kalıp
bekleyeceğim. Holmes, onu Londra’da elinden kaçırmıştı. Ben
başarırsam, benim için büyük zafer olacak.
125
125

