Page 144 -
P. 144
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
“Şu kayalardan düşüp ölmüş olacak. Arkadaşımla ben boz-
kırda dolaşıyorduk, çığlığı duyup buraya geldiğimizde iş işten
geçmişti.”
“Ben de duydum çığlığı. Onun için geldim. Sir Henry için
kaygılanıyordum.”
“Onun için neden kaygılanıyordunuz.” diye sordum.
“Onun gelmesini bekliyordum. Gelmeyince şaşırdım, boz-
kırda çığlıklar duyunca ister istemez korktum.” Gözler yine ben-
den Holmes’e çevrildi. “Çığlıktan başka bir şey duydunuz mu?”
“Hayır.” dedi Holmes. “Siz duydunuz mu?”
“Hayır.”
“Ne duyabilirdik?”
“Canım, köylülerin hani şu hayalet canavardan söz ettikle-
rini duymuşsunuzdur. Bozkırda geceleri, bir köpek sesi duy-
duklarını anlatırlar. Bu gece de öyle bir köpek olup olmadığını
düşünüyordum.”
“Hiç öyle bir şey duymadık.” dedim.
“Peki, şu zavallı adam nasıl öldü dersiniz?”
“Uzun süre korku ve endişe içinde olmak, adama aklını
kaçırtmıştır. Deli gibi koşuyordu bozkırda, derken, düşüp
başını parçaladı.”
“En akla yatan açıklama tarzı bu.” dedi Stapleton.
Rahatladığını gösteren bir nefes aldı. “Siz ne dersiniz Bay
Sherlock Holmes?”
Dostum, onun iltifatlarına gülümseyerek karşılık verdi.
“Beni hemen tanıdınız.” dedi.
“Doktor Watson geldiğinden beri, sizin de gelmenizi bek-
liyorduk. Fakat böyle kötü bir olayla karşılaşmanız, herhâlde
hoş olmamıştır.”
144
144

