Page 79 -
P. 79

.     ..    .
                                                     -
                     baskerville'lerin kopegi
                     basker
                                               opegi
                               ville'lerin k
              “Yok canım” dedim. “Sadece mütevazı bir arkadaşıyım. Adım
           Doktor Watson.”
              Anlamlı yüzü hafifçe kızardı.
              “Ben de Sir Henry ile konuşuyorum sanmıştım.” dedi.
              “Pek konuşmaya vaktiniz de olmadı galiba.” dedi kardeşi
           aynı soru dolu bakışlarla.
              “Kendisini sadece bir misafir olmayıp, buraya yerleşmeye
           gelen biri sanarak konuştum.” dedi. “Orkideler için geç kalıp
           kalmaması pek önemli değil o hâlde. Sanırım Merripit Köşkü’ne
           gelirsiniz, değil mi?”
              Kısa bir yürüyüşten sonra, soğuk bir bozkır evine geldik,
           eskiden çobanların oturduğu bir çiftlikmiş burası ama şimdi
           onarılmış, yeni bir köşk hâline getirilmişti. Çevresinde bir meyve
           bahçesi vardı. Bozkırdaki diğer ağaçlar gibi, bu ağaçlar da eğri
           büğrüydü. Bu manzara, insana hüzün ve kasvet veriyordu. Evin
           hizmetkârı olduğu anlaşılan; pas rengi bir ceket giymiş, buruşuk
           yüzlü bir uşak kapıyı açtı. İçerisi kadının zevkiyle süslenmişe
           benziyordu. Zarif döşenmiş büyük salonlar vardı. Ufka kadar
           yuvarlanarak giden, bitip tükenmeyen granit benekli bozkıra
           pencereden bakınca, bu bilim adamıyla, güzel bir kadını buraya
           getiren şeyin, ne olabileceğini düşündüm.
              “Garip yer, değil mi?” dedi Stapleton, sanki düşündüğüme
           cevap verirmiş gibi. “Ama yine de mutlu sayılırız, değil mi
           Beryl?”
              “Hem de nasıl!” dedi. Ama bu sözler pek inandırıcı bir havada
           söylenmemişti.
              “Bir okulum vardı.” dedi Stapleton. “Kuzey tarafındaydı. Benim
           doğamdaki bir adam için monoton ve makine gibi bir işti fakat
           gençler arasında yaşamak, taze beyinlerin oluşmasına yardım
           etmek ve onlara kendi düşünce ve ideallerini aşılamak ayrıcalığı
           vardı. Buna rağmen, kader başka türlü istedi. Okulda salgın bir
           hastalık baş gösterdi, çocukların üçü öldü. Bu darbeden kurtu-



                                                              79
                                                              79
   74   75   76   77   78   79   80   81   82   83   84