Page 75 -
P. 75
. .. .
-
baskerville'lerin kopegi
basker ville'lerin k opegi
“Gitti.” dedi. “Bataklık yuttu. İki gün içinde iki tane, belki de
daha çoktur. Kuru havada oraya gitmeye alışıyorlar, bataklığın
pençesine düşünceye kadar hiçbir şey fark etmiyorlar. Kötü bir
yer şu Grimpen Bataklığı.”
“Ama siz girebiliyorsunuz demek?”
“Çevik bir adamın gidebileceği bir iki küçük yol var. Ben
kendim buldum.”
“Fakat neden gidiyorsunuz böyle korkunç bir yere?”
“Şu ötedeki tepeleri görüyor musunuz? Bunlar aslında geçit
vermeyen, her yanı bataklıkla çevrili adalardır. Bataklık, yavaş
yavaş, yıllar geçtikçe sarmıştır çevrelerini. En nadir bitkiler ve
kelebekler de orada, elbette insanın merakı varsa.”
“Bir gün, ben de denerim şansımı.” dedim.
Hayretle bana baktı.
“Tanrı aşkına aklınıza böyle bir düşünce getirmeyin.”
dedi. “Ölümünüzden ben sorumlu olurum sonra. Emin olun
ki canlı çıkabilmeniz için tek ihtimal bile yok. Ben, bazı karışık
işaretleri hatırlayarak başarabiliyorum bunu.”
“Hey!” diye bağırdım. “O da ne?”
Uzun, alçak sesli, son derece acıklı bir inilti bozkırdan rüz-
gâr gibi geçti. Bütün hava onunla doldu. Nereden geldiği belli
değildi. Pis bir mırıltıyla başlayarak derin bir kükreme hâlini
aldı, sonra yeniden acıklı ve heyecanlı bir mırıltı hâlinde söndü.
Stapleton bana bir tuhaf baktı.
“Garip yer şu bozkır.” dedi.
“Neydi bu?”
“Köylüler, bu sesin, Baskervilleleri çağıran lanetli köpeğe ait
olduğunu söylerler. Ben bu sesi bundan önce bir iki kere daha
duymuştum ama sesi bu kadar yüksek değildi.”
İçimde uyanan dehşetli bir korkuyla, yeşil çimenlerle benek
benek kabaran büyük ovaya baktım. Arkamızdaki düzlükte bir
75
75

