Page 77 -
P. 77
. .. .
-
basker ville'lerin k opegi
baskerville'lerin kopegi
“Nasıl geçinirlermiş?”
“Keçilerini bu yamaçlarda otlatırlarmış, tunç kılıç, taş bal-
tanın yerini alınca, kazarak maden elde etmeyi öğrenmişler.
Karşı tepedeki şu büyük hendeğe bakın. Bıraktıkları iz işte.
Anlayacağınız Doktor Watson, pek garip tarafları vardır bu
7
bozkırın. Bir dakika aman, Cyclopides olacak bu.”
Küçük bir sinek ya da bir pervane yolumuzun üstünde kanat
çırpıyordu, göz açıp kapayıncaya kadar Stapleton olağanüstü bir
güç ve hızla sineği kovalamaya başladı. Yaratığın korku içinde,
büyük bataklığa doğru uçtuğunu gördüm. Yol arkadaşım da
durmadan bir ot yığınından ötekine sıçrıyor, yeşil ağı havada
dalgalandırıp, sineği yakalamaya çalışıyordu. Gri elbisesini
durmadan hareket ettiren, kıvrılarak gidişi, kendisini de dev
bir pervaneye döndürüyordu. Olağanüstü çevikliğine hayran
oldum ve bataklığa ayağı kayacak diye korku içinde durmuş ona
bakarken, bir ayak sesi duydum. Merripit Köşkü’nün olduğu
yere işaret eden dumanların çıktığı yönden gelmişti ama boz-
kırın eğimi duyduğum ayak seslerinin sahibini, yaklaşıncaya
kadar belli etmemişti.
Bunun, adı geçen Miss Stapleton olduğu belliydi çünkü
bozkırda o kadar çok kadın yoktu, üstelik çok güzel diye de
bahsedilmişti ondan. Bana doğru yaklaşan kadının çok farklı
özellikleri vardı. Bu fark, erkek kardeşiyle onun arasında çok
açık bir şekilde belli oluyordu. Çünkü Stapleton kumral saçlı, gri
gözlü olup rengi soluktu, oysa kardeşi, İngiltere’deki esmerlerden
daha esmerdi; ince, uzun ve nazik davranışlıydı. Ağır başlı, güzel
bir yüzü vardı. Yüz hatları keskin ve kusursuz denebilecek kadar
düzgündü. Kusursuz vücudu ve şık elbisesiyle, bu ıssız bozkır
patikasında garip bir hayaleti andırıyordu.
Ben döndüğümde, kardeşine çevrilmişti gözleri, derken
bana doğru adımlarını sıklaştırdı. Şapkamı kaldırmış, kendisini
7 Cyclopides: Lat. Bir cins böcek.
77
77

