Page 87 -
P. 87

.     ..    .
                                                     -
                     basker
                     baskerville'lerin kopegi
                                               opegi
                               ville'lerin k
           bir yere yönelten bunun gibi saplantılı adam görmedim. Sonra
           Stapletonlar geldi; iyi kalpli doktor ile birlikte, o kötü gecede
           yaşanan korkunç olayın meydana geldiği yeri görmek için, Sir
           Henry’nin ricası üzerine dışarı çıktık. O porsuklu yolda yürü-
           mek korkunçtu. Eski, yıkılmaya yüz tutmuş harabe ev, budanmış
           ağaçlar ve dar çimen şeridinin ucundaydı. Yaşlı adamın puro-
           sunun külünü silkelediği bozkır kapısı yarı açıktı. Asma kilidi
           olan beyaz tahta bir kapı. Kapının ardında bozkır uzanıyor.
           Olay hakkındaki varsayımını hatırladım birden ve bütün olan
           bitenleri aklımda canlandırmaya çalıştım. Yaşlı adam orada
           beklerken, bozkırdan gelen bir şey görüyor. Bu gelenin aklını
           kaçırtacak kadar korkunç bir şey olduğunu görünce kaçmaya
           başlıyor, korku ve yorgunluktan düşüp ölünceye kadar koşuyor.
           Koşa koşa kaçtığı uzun karanlık tüneli yakından gördüm. Neden
           kaçıyordu? Bozkırdaki bir çoban köpeğinden mi? Yoksa siyah,
           ölüler aleminden gelen vahşi bir hayaletten mi? Bu işte bir
           insan eli var mıydı? Soluk yüzlü, gözünden bir şey kaçmayan
           Barrymore’un, sakladığı önemli bir şey var mıydı? Her şey
           bulanık ve belirsiz ama ardında suçun karanlık gölgesi var gibi.
              Kısa bir süre önce yeni bir komşuyla, bizden altı yedi kilo-
           metre kadar daha güneyde oturan Lafter Hall’den Bay Frankland
           ile tanıştım. Kırmızı yüzlü, beyaz saçlı, öfkeli bir ihtiyar. Kendisi
           bir hukukçu ve bütün zevki İngiliz yasalarıyla uğraşmak, bu
           uğraşısı için çok miktarda para harcamış. Sırf zevk için uğra-
           şıyor, yasanın bazen savunucusu, bazen de karşısında olu-
           yor, bu onun için pahalı bir eğlence. Aslında pek şaşırdığımı
           söyleyemem. Bu adam bazen bir hakkı tekeline alıp, herkese
           meydan okuyor, bazen başkasının kapısına dayanıyor ve ora-
           nın eskiden beri yol olduğunu öne sürerek, orayı yıktırıyor.
           Yıktırdığı yerin sahibinin, kendini mahkemeye vermesi için,
           meydan okuyor. Eski örf ve âdet hukukunu iyi bilir, bilgisini,
           Fernworthylilerin bir lehine, bir aleyhine kullanır, böylece bir

                                                              87
                                                              87
   82   83   84   85   86   87   88   89   90   91   92