Page 28 - TÜRK İSLAM MEDENİYETİ TARİHİ
P. 28

12                                                  Giriş

                                                            3.  Bir  millet  medeniyetini  değiştirebilir,  fakat  kültürünü  de-
                                                              ğiştiremez.
                                                            4.  Medeniyet usûl ve akıl vâsıtaları ile kültür ise ilham ve his
                                                              vâsıtalarıyla yapılır.

                                                            5.  Medeniyet, iktisadî, dîni, hukukî, ahlâkî, vb. fikirlerin bü-
                                                              tünüdür. Kültür dinî, ahlâkî, bediî duyguların bütünüdür.
                                                            6.  Kültürü oluşturan duygular içten ve samimî oldukları için
                                                              görülmeleri  ve  incelenmeleri  pek  güçtür.  Medeniyet  ise
                                                              dışta görünen kavram ve faâliyetlerden, kısaca birçok teş-
                                                              kilât  ve  müesseselerden  oluşur.  Bu  yönü  ile  medeniyet,
                                                              kültüre nispetle daha kolay incelenebilir.
                                                            Daha  önce  de  belirttiğimiz  gibi,  toplumla  ilgili  olayları  se-
                                                         bep-sonuç  münasebetleri  içinde  inceleyen  bir  ilim  dalı  olarak,
                                                         Tarih  ilminin  konusu  tarihî  olaylardır.  Tarihî  olayları  da  ortaya
                                                         koyan insan veya insanlardır.
                                                            Bilindiği gibi, tarih araştırmalarında, insanların tamamını bir
                                                         bütün olarak mütalea eden, toplayıcı ve kucaklayıcı bir zihniyet
                                                         ortaya  çıkmıştır.  Bu  durumda,  yeryüzünde  tarih  boyunca  gelip
                                                         geçmiş  kavimlerle  hâlen  mevcut  bütün  milletlerin,  tarihin  seyri
                                                         üzerinde az-çok, kısa veya sürekli roller oynadıkları kabul edil-
                                                         mektedir. Bu, belki, tarihin beşeriyetin müşterek mahsûlü oldu-
                                                         ğunun göz önünde tutulması ve ortaklaşa bir insan-insanlık kül-
                                                         türünün varlığının benimsenmesini gerektirmektedir.
                                                            İnsanın  bulunduğu  her  yerde  mutlaka  medenîleşme  izleri
                                                         vardır.  Toplu  yaşayışın  doğurduğu  medenî  ilerlemeler,  insanın
                                                         yeryüzünde var olduğu günden beri devam ede gelmektedir.

                                                            Tarihte Karşımıza Çıkan Siyasî ve Medenî Toplanma
                                                            Evreleri

                                                            Küçük ayrılıklar, teferruat noktaları, bir mizaçtan diğerine ge-
                                                         çiş  devreleri  bir  yana  bırakılacak  olursa,  İnsanlık  tarihini,  üç
   23   24   25   26   27   28   29   30   31   32   33