Page 25 - TÜRK İSLAM MEDENİYETİ TARİHİ
P. 25

Tarih, Medeniyet ve Kültür Kavramları                  9

                                                            “Kültür  ile  medeniyet  aşağı  yukarı  aynı  tarihlerde  doğar
                                                         Fransa’da... Kültür, Almanya’dan Fransa’ya yeni bir câzibe, yeni
                                                         bir mânâ ile avdet eder...”
                                                            “Kültür  ve  Medeniyet  dünyanın  çeşitli  düşünceleri,  çeşitli
                                                         zevkleri arasında ülkeden ülkeye  yuvarlanıp  durmuşlar, bin  bir
                                                         kılığa bürünmüşler. Yaşayan her kelime değişir, değişmelidir de.
                                                         Amerika’nın  en  tanınmış  antropologlarından  Kroeber  ile
                                                         Klukhohn, kültürün -şimdilik- 161 tarifini tesbit etmişler.”

                                                            Dilimizde  de,  önceleri  kültür  kelimesinin  karşılığı  olarak
                                                         “hars” kelimesi teklif edilmiştir. Fakat hars kelimesi yerleşmeye
                                                         yüz  tutmadan  Fransızca’dan  adapte  kültür  kelimesi  benimsen-
                                                         miştir.  Bununla  birlikte  bazı  yazarlarımız,  kültür  mânâsında  ve
                                                         karşılığında “irfan” ı kullanmışlardır.

                                                            Yapılan tanımlarda, kültür, daha ziyade her topluluğun ken-
                                                         dine mahsus yaşayış ve davranış tarzı olarak anlaşılmıştır. Nite-
                                                         kim Ziya Gökalp tarafından yapılan kültür tarifinde daha açık bir
                                                         şekilde kültürün bu mânâsı şöyle belirtilmektedir: “Hars (kültür),
                                                         bir  milletin  dinî,  ahlâkî,  hukukî,  muâkalevî  (entelektüel),  bediî
                                                         (estetik),  lisanî,  iktisadî,  fennî  (teknik)  hayatlarının  aâhenkli
                                                         mecmuasıdır. ”
                                                            Medeniyet  tarihçisi Will Durant,  medeniyeti;“kültürel yarat-
                                                         mayı harekete geçiren sosyal bir düzen” olarak tanımlamaktadır.
                                                         Ona  göre  medeniyet;  “ekonomik  şartlar,  siyasî  düzen,  ahlâkî
                                                         gelenekler  ve  bilgi  peşinde  gidilmesi  ile  güzel  sanatlar”dan
                                                         oluşmaktadır.
                                                            Diğer düşünürler gibi Durant da, medeniyet ile kültür arasında
                                                         bağ kurarak bu meyanda şunları söyler: “Kültür ziraatı akla geti-
                                                         rir, Medeniyet ise şehri hatırlatır. Medeniyet bir bakıma medenî
                                                         alışkanlıklardır  ve  medenî  alışkanlıklar  da,  bu  sözcüğü  yapan
                                                         şehirlilerin düşündükleri gibi, ancak civitas, yani şehirde müm-
                                                         kün  olan  nezih  davranışlar,  incelik  ve  nezakettir.  Çünkü  kırsal
   20   21   22   23   24   25   26   27   28   29   30