Page 27 - TÜRK İSLAM MEDENİYETİ TARİHİ
P. 27
Tarih, Medeniyet ve Kültür Kavramları 11
Bu ortak değerlerin kaynağı da kültürlerdir. Yani kültür, bir hayat
tavrı ve tarzı ise, medeniyet de bu tavır ve tarzı bilme ve yapa-
bilme demektir.
Bu da insanın hayatı üzerinde etkili olan müessir şartları
kontrol maksadıyla sarf ettiği gayretler sonunda meydana getir-
diği mekanizma ve teşkilât demektir. Ayrıca, ilim, sanat, edebiyat
gibi medeniyetin neticesi olarak görülen unsurları doğuran şey,
manevî değerler manzumesi dediğimiz kültürlerdir.
Medeniyet ve Kültür Arasındaki Kavramsal Farklar
Yukarıda dolaylı olarak değinildiği gibi medeniyet; çeşitli
milletlerin müştereken yaşamak suretiyle meydana getirdikleri
değerler manzumesidir. Bu sebeple medeniyet, belli bir nizama
ve o nizamı meydana getiren fertlerin şahsî iradelerine bağlı iç-
timaî ve tarihî hadiselerin bir bütünüdür. Bu hâliyle medeniyet,
milletlerarası bir özelliğe sahiptir. Bir medeniyetin, her millette
aldığı hususî şekilleri de kültürü meydana getirir.
Meselâ; dinî ve lâ-dinî ilimler, bilgiler, ahlâk kâideleri, hukuk,
san’at, iktisat, teknik, dil ilimleri ve bunlar hakkındaki çalışmalar
hep fertlerin iradî gayretleri ile vücuda getirilmiştir.
Bunların doğmasındaki esas âmil, din, ilim, örf, âdet, san’at,
ahlâk ve bediî/estetik görüşler ile milletin kendi kültürel özelikle-
rinden, müşterek imandan doğan tabiî unsurlar, medenî hususiyet
dediğimiz kültürdür.
Söz buraya gelmişken, medeniyet ile kültür (hars) arasındaki
farklar bağlamında olmak üzere, Ziya Gökalp tarafından belirti-
len ve Mustafa Kemal Atatürk’ün de benimsediği hususları
hatırlayarak bu konuyu bitirelim:
1. Medeniyet beynelmilel olduğu hâlde, hars (kültür) millîdir.
2. Medeniyet bir milletten başka bir millete geçebilir, fakat
kültür geçemez.

