Page 43 - TÜRK İSLAM MEDENİYETİ TARİHİ
P. 43
Türk Arap Münasebetleri ve Türkler’in İslâm’ı Kabulleri 27
söylenmişti. Şimdi ise onlar, İslâm’a madden destek, ka-
labalık bir ordu ile halifeler için koruyucu, sığınak, muh-
kem bir kalkan, iç gömlek gibi oldular (bu kadar yakın ol-
dular).”
Bu ifadelerden anlaşılacağı üzere, Câhız kendi yaşadığı
devirde, Türklerin İslâmiyet’in ve Abbasî halifeliğinin
hizmetinde olduklarını ve hatta hâmisi durumuna geldikle-
ri gerçeğini ortaya koymaktadır.
3. Araplar ile Türkler arasında vukû bulacak savaşlardan ve
Türklerin Irak ve Yukarı Mezopotamya (el-Cezîre) bölge-
lerini işgâl edeceklerinden bahseden ve gelecekten haber
veren bazı hadisler:
“Büyük harpler üçtür. Bunların ikisi geçti. Kalan biri de,
el-Cezîre’de Türkler ile yapılacak muhârebedir”, “Ümme-
timi geniş yüzlü, küçük gözlü, yüzleri deriden kalkanlar gi-
bi olan bir kavim, sürüp kovalayacaktır. Onlar üç kez Arap
yarımadasına kadar inecekler. Birincisinde kaçan kurtulur.
İkincisinde bazısı kurtulur, bazısı mahvolur. Üçüncüsü ise
köklerini kazır. Bunlar Türklerdir...”
4. Arapların, basık burunlu, küçük gözlü, yüzleri geniş ve
örsle dövülmüş kalkan gibi, yapışık kulaklı Türk kavmi
ile savaş yapmalarının Kıyâmet alâmetlerinden biri ol-
duğunu haber veren hadisler:
Mesela;“Siz Acemlerden (Arapların dışında olanlar)
kırmızı yüzlü, basık burunlu, küçük gözlü, yüzleri örsle
dövülmüş kalkana benzeyen Kirman ve Hûzistan halkı ile
harp etmedikçe Kıyamet kopmayacaktır”, “Yüzleri örsle
dövülmüş kalkanlara benzeyen bir kavimle harp etmeniz
Kıyamet âlâmetlerindendir...” vb. gibi.
5. Kaşgarlı Mahmud,“Divânu Lügati’t-Türk” adlı eserinde,
Buhara ve Nişâbur’un hadis âlimlerinden naklen şu rivaye-

