Page 11 - 9789753810708
P. 11

TARİHÇE ‐ TARİF ve KAYNAKLAR                  33

                           sına her iki koluyla birlikte Ehl-i sünnet ilm-i kelâmı hâkim olmuştu. Kelâm âlimleri
                           arasında en çok eser veren Eş‘arîler’di.
                              Gazzâlî devrine kadar gelen Ehl-i sünnet âlimleri (kudemâ-i  mütekellimîn)
                           bid‘at fırkalarıyla mücadele ettiği halde Gazzâlî’den itibaren gelenler (müteahhirîn-i
                           mütekellimîn) mücadelelerini İslâm filozoflarına karşı yürütmüşlerdir.
                              Kelâm ilminde yeni bir çığır açan Gazzâlî’nin getirdiği bazı yenilikler şunlar-
                           dır.
                              1. Gazzâlî’ye kadar gerek Ehl-i sünnet, gerek ehl-i bid‘at kelâmcıları aklî izah-
                           lara baş vurdukları halde bu  izahların mantık kurallarına uyup  uymadığına önem
                           vermiyorlardı. Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî’nin kelâm ekolünü geliştiren Bâkıllânî (ö.
                           403/1013) in‘ikâs-ı edilleyi kabul etmesi sebebiyle mantık kaidelerine iltifat etmi-
                           yordu. Zira herhangi bir delil mantık yoluyla çürütüldüğü takdirde onun kanıtlaya-
                           cağı  husus (medlûl) gerçek olmaktan  çıkmış oluyordu. Buna mukabil Gazzâlî
                           in‘ikâs-ı edilleyi reddederek  mantık disiplinini  İslâmî ilimlere ithal etmiştir. Ona
                           göre kelâm, fıkıh, usûl-i fıkıh gibi ilimler için mantık zaruri olup “Mantık bilmeye-
                           nin ilmine itimat edilmez.” Gazzâlî mantık alanında Mi‘yârü’l-ilm (ﻢﻠﻌﻟا رﺎﻴﻌﻣ) isimli
                           kitabını yazmıştır. Adından da anlaşılacağı üzere bu eser aklî deliller yoluyla elde
                           edilecek bilginin mihenk taşı olacaktır. Müellif aynı sahada Mihakkü’n-nazar ( ﻚﳏ
                                                           10
                           ﺮﻈﻨﻟا) isimli bir risâle de kaleme almıştır.  “Bozuk şiir ile düzenli şiir aruz ölçüsüyle,
                           yine i‘rabın yanlışı doğrusundan nahiv  kriteriyle birbirinden ayrıldığı gibi delilin
                                                                                  11
                           çürük olanı ile sahih olanı da ancak mantık ilmiyle tefrik edilebilir.”  Daha önce de
                           belirttiğimiz gibi mantık kurallarını ilkin İslâmî ilimler içine alan Gazzâlî değil İbn
                           Hazm’dir.

                              2. Gazzâlî’nin kelâm ilmi sahasında meydana  getirdiği yeniliklerden biri de
                           eserlerinde felsefî bahislere  yer vermiş olmasıdır. Onun zamanına kadar felsefe
                           karşısında İslâm âlimlerinin tutumu iki aşırı görünüm arzediyordu. Bazıları felâsife-
                           nin her söylediğini gerçeğin ta kendisi zannederek benimsiyor, bir kısmı da bütün
                           felsefî bahisleri reddediyordu. Gazzâlî bu anlayışların her ikisine de karşı çıkmıştır.
                           O, filozofların hatalarını ortaya koymak amacıyla meşhur eserini kaleme almıştır:
                           Tehâfütü’l-felâsife (ﺔﻔﺳﻼﻔﻟا ﺖﻓﺎ ) (filozofların tutarsızlığı). Gazzâlî bu eserinde İslâm
                           filozoflarından Fârâbî (ö. 339/950)  ve  İbn Sînâ’ya (ö.  428/1037) cephe almıştır.
                           Eserin mukaddimesinde ve ayrıca el-Münkız mine’d-dalâl (لﻼﻀﻟا ﻦﻣ ﺬﻘﻨﳌا) adlı risâle-



                           10
                               Mihakkü’n-nazar fi’1-mantık (nşr. Muhammed Bedreddin), Beyrut 1966.
                           11
                               Mi‘yârü’l-ilm, s. 59-60.
   6   7   8   9   10   11   12   13