Page 10 - 9789753810708
P. 10

32                       KELÂM İLMİNE GİRİŞ

                              İmam Mâtürîdî ve Eş‘arî’nin kurduğu ilm-i kelâm Hanefî, Şâfiî ve Mâlikî mez-
                           heplerine bağlı çeşitli âlimlerin ve hükümdarların himmetiyle Irak, Şam, Horasan,
                           Türkistan, Mısır ve Mağrib ülkelerinde yayılma imkânı bulmuştur.
                              Aslında mütekellim olmamakla beraber konumuzla ilgisi bulunması hasebiyle
                           burada zikredeceğimiz bir âlim daha var: İbn Hazm. Zâhirî mezhebine bağlı olan İbn
                           Hazm (ö. 456/1064) dinler, felsefeler ve mezhepler hakkında telif ettiği el-Fasl fi’l-
                           milel ve’l-ehvâ’ ve’n-nihal (ﻞﺤﻨﻟاو ءاﻮﻫﻷاو ﻞﻠﳌا ﰲ ﻞﺼﻔﻟا) adlı meşhur eserinin başında
                           “Gerçeğin bilinmesini sağlayan kesin delillerin mahiyeti” hakkında açtığı bir babda
                           önemli mantık kaidelerine temas etmiş ve bu hususta  et-Takrîb fî hudûdi’l-kelâm
                           (مﻼﻜﻟا دوﺪﺣ ﰲ ﺐﻳﺮﻘﺘﻟا) adıyla daha mufassal bir eser meydana getirdiğini haber ver-
                                9
                           miştir.   Şu halde  İbn Hazm’ın felsefî ilimlerden sayılan mantık disiplinini  İslâmî
                           ilimlere kattığını söylemeliyiz.
                              Mütekaddimîn kelâmcılarının sonuncusunu İmâmü’l-Haremeyn Ebü’l-Meâlî el-
                           Cüveynî (ö.  478/1085) teşkil eder.  Şâfiî mezhebine mensup olan Cüveynî Eş‘arî
                           kelâmını daha da geliştirmiştir. Gazzâlî’nin de (ö. 505/1111) hocası olan Cüveynî
                           akılla bilinebilen sıfât-ı ilâhiyyeyi  ispat, nakille bilinen  sıfatları (sıfât-ı haberiyye
                           (Allah’ın eli, gözü, nefsinin... bulunması) te’vil etmiştir. Cüveynî kelâm sahasında
                           önce eş-Şâmil’i (ﻞﻣﺎﺸﻟا) yazmış, sonra onu ihtisar ederek el-İrşâd’ı (دﺎﺷرﻹا) meydana
                           getirmiştir. Bu eserler sonra gelecek kelâmcıların önemli kaynaklarını teşkil edecek-
                           tir.
                              Ehl-i sünnet ilm-i kelâmının Mâtürîdiyye kolunu, kurucusu Mâtürîdi’den sonra
                           geliştirip devam ettiren âlimler ve bunların eserleri de vardır. Fakat özellikle kelâm-
                           felsefe münasebetleri açısından  kelâm tarihi yapan araştırmacılar, bu alanda
                           Mâtürîdiyye kelâmcılarından söz etmez. Biz, aşağıda “Mâtürîdiyye eserleri”nden
                           bahsederken bu önemli konuyu ele alacağız.

                              F) GAZZÂLÎ ve MÜTEAHHİRÎN İLM-İ KELÂMI

                              Büyük âlim, mütekellim, filozof ve mutasavvıf Hüccetü’l-İslâm Ebû Hâmid
                           Muhammed b. Muhammed el-Gazzâlî (ö.  505/1111) ile müteahhirîn ilm-i kelâmı
                           başlar. Gazzâlî’nin dönemine kadar Şîa dışında kalan bid‘at taraftarları (ehl-i bid‘at,
                           fırak-ı dâlle) hayli zayıflamış, Selef akîdesini benimseyen âlimler de azalmış, buna
                           mukabil İslâm felsefesi kurulmuş ve yayılmaya başlamıştı. Çoğunlukla İslâm dünya-




                           9
                              İbn Hazm, el-Fasl, I, 4.
   5   6   7   8   9   10   11   12   13