Page 131 -
P. 131

.     ..    .
                                                     -
                     baskerville'lerin kopegi
                     basker    ville'lerin k   opegi
              Yanlış yere gelmediğimden emindim. Adamın kaldığı yerin
           orası olduğu belliydi. Neolitik Çağ adamının bir zamanlar üstün-
           de yattığı taşın üzerinde muşambaya sarılı birkaç battaniye, bir
           de içinde küllerin yığılı olduğu kaba saba bir ocak vardı. Yanında
           birkaç tencere, tabak, yarı dolu bir su kovası duruyordu. Bir
           sürü boş konserve tenekesi uzun süredir burada yaşandığının
           belirtisiydi. Kulübenin ortasında masa gibi kullanılan düz bir taş
           ve üstünde de küçük bir sepet vardı. İçinde bir somun ekmek,
           konserve, peynir ve iki konserve tenekesi şeftali vardı. Sepetin
           içindekileri inceledikten sonra yerine bırakırken, altında yazılı
           bir kâğıt görünce kâlbim hızla çarpmaya başladı. Hemen alıp
           baktım, kurşun kalemle şu yazılıydı: ‘Doktor Watson Coombe
           Tracey’ye gitti.’
              Kâğıt elimde, bir dakika kadar bu haberin anlamını düşün-
           düm. Demek, Sir Henry değil, bendim esrarlı adam tarafından
           izlenen. Beni kendi takip etmemiş, bir ajan göndermişti, belki
           de çocuğu bu iş için kullanıyordu. Ve çocuğun raporu da bura-
           daydı işte. Belki, bozkıra geldiğimden beri gözden kaçan veya
           rapor edilmeyen hiçbir hareketim olmamıştı. Gözle görülmeyen
           bir kuvvet duygusu vardı hep, son derece hünerle ve incelikle
           çevremizi saran bu ağ, bizi öylesine hafif tutuyordu ki insan uç
           bir noktaya varınca fark edebilirdi ancak ağa takıldığını.
              Burada, bulduğum raporun dışında , başka raporlar da ola-
           bilirdi, kulübenin içini aramaya başladım. Bununla beraber, ne
           rapora benzer bir şey vardı, ne de garip yerde yaşayan adamın
           karakterini ve amacını gösteren bir belirti.
              Şiddetli yağan yağmurları düşünüp, derme çatma dama
           bakınca, bu rahatsız yerde yaşamasını gerektirecek sebebin ne
           olduğunu gerçekten çok merak ettim. Bu, bizim kötülüğümüzü
           isteyen düşman mıydı, yoksa, bizimle hiç ilgisi olmayan biri
           miydi? Bunu anlamadan kulübeden ayrılmamaya karar verdim.

                                                              131
                                                              131
   126   127   128   129   130   131   132   133   134   135   136