Page 134 -
P. 134
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
“Ayak izinden tanıdın herhâlde?”
“Hayır Watson; dünyadaki bin bir ayak izi içinde, seninkini
nasıl tanıyabilirim? Beni yanıltmak istiyorsan, sigaranı değiştir-
men gerek. Bir sigara izmariti üstünde Bradley Oxford Street
markası görürsem dostum Watson’ın o dolaylarda olduğunu
hemen anlarım. Herhâlde, burayı bulduğun zaman düşmanımı
yakalayacağını düşünerek sevinmişsindir.”
“Öyle.”
“Ben de öyle düşündüm, hayran kalınacak sabrını bildiğim-
den, yabancının dönüşünü görmek üzere, silah elinde pusuya
yatıp beklediğini biliyordum. Demek, gerçekten caninin ben
olduğumu sandın ha?”
“Kim olduğunu bilmiyordum ama bulmaya karar vermiştim.”
“Mükemmel Watson! Tam yerini buldun? Kaçak mahkû-
mu kovaladığın gece görmüşsündür herhâlde, ayın arkamdan
çıktığını hesap edememiştim.”
“Evet, o zaman gördüm.”
“Burayı buluncaya kadar da herhâlde kulübelere tek tek
girip çıktın, değil mi?”
“Hayır, senin çocuk izlendiğinin farkında olmadığı için, seni
ne tarafta aramam gerektiğini gösterdi.”
“Teleskoplu ihtiyar olacak. Merceklerde parıldıyan ışığı
gördüğümde ne olduğunu ilk anda anlamamıştım.” Kalkıp
kulübenin içine baktı. “Bakıyorum erzak getirmiş Cartwright.
Bu kâğıt da ne? Demek Coombe Tracey’ye gittin ha?”
“Evet.”
“Bayan Laura Lyons’ı görmeye mi?”
“Evet.”
“Aferin! Araştırmalarımızın paralel gittiği belli, bulgularımızı
birleştirirsek durumu epey açığa çıkarmış olacağız.”
134
134

