Page 136 -
P. 136
Sherlock Holmes
Sherlock Holmes
“İşte burada raporların, aziz dostum, okuya okuya bir hayli
yıprattım. Durumu öyle iyi ayarladım ki raporlar hemen ertesi
gün elime geçiyordu. Son derece esrarlı bir olayda göstermiş
olduğun zekâ ve çalışmanı candan kutlarım.”
Hayal kırıklığına uğradığım için, hâlâ kızıyordum ama
Holmes’ün beni samimiyetle övmesi öfkemi yatıştırmış-
tı. Söylediklerine hak vermiyor değildim, onun böyle davran-
ması, ikimiz için de iyi olmuştu.
“Böyle daha iyi oldu.” dedi yüzümde öfkemin kaybolduğunu
görünce. “Şimdi anlat bakalım, Laura Lyons’dan neler öğren-
din? Onu görmeye gittiğini tahmin etmek güç değildi çünkü bu
konuda bize yardımı dokunabilecek Coombe Tracey’deki tek
kişi o. Nitekim sen gitmiş olmasaydın, yarın ben gidecektim.”
Güneş batmış, alacakaranlık bozkıra inmeye başlamıştı.
Hava serinledi, ısınmak için kulübeye girdik. Orada, alacakaran-
lık içinde, bir köşeye oturduktan sonra, Holmes’e Laura Lyons
ile konuştuklarımızı anlattım. Öyle ilgilendi ki bazı yerlerini
iki defa anlattırdı.
“Bu çok önemli.” dedi ben sözümü bitirince. “Bu, önemli bir
boşluğu dolduruyor. Bu kadınla, Stapleton arasında yakın bir
ilişki olduğunu biliyorsundur herhâlde, değil mi?”
“Bu ilişkiden haberim yoktu.”
“Bunda şüphe yok. Buluşuyorlar, yazışıyorlar, güçlü bir ilişki
var aralarında. Bu, elimize pek güçlü bir silah veriyor. Karısını
ayırabilmek için onu kullanabilseydim...”
“Karısı mı?”
“Senin bana vermiş olduğun bilgiye karşılık, ben de sana
bir iki şey söyleyeyim. Burada, Bayan Stapleton diye bilinen
kadın, aslında karısı.”
“Vay canına! Bundan emin misin? Madem durum dediğin
gibi, neden Sir Henry’nin, karısına âşık olmasına izin veriyor?”
136
136

