Page 141 -
P. 141

.     ..    .
                                                     -
                     basker    ville'lerin k   opegi
                     baskerville'lerin kopegi
              “Lanet olsun, o çığlıkları duyup da bu kadar yakınımız da
           olmasına rağmen, kurtaramadık. Onun ölümüne neden olan
           o canavar köpek nerede acaba?” Kayaların arasında bir yerde
           saklanıyordur şimdi belki de. Ya Stapleton nerede? Bunu ken-
           disine sormamız gerekir.”
              “Soracağımızdan emin olabilirsin Watson!.. Amcayla yeğen
           öldürüldüler. Biri doğaüstü sandığı bir hayvanı görür görmez,
           ötekiyse gördüğü bu cehennem yaratığından delice kaçar-
           ken. Ama köpekle bu olaylar arasındaki bağı mutlaka çözme-
           liyiz.”
              Zavallı adamın parçalanmış vücudunun yanında durmuştuk,
           bütün uzun ve yorucu çalışmalarımızı boşa çıkaran bu anî ve
           korkunç olay, içimizi eziyordu. Zavallı dostumuzun düşmüş
           olduğu kayaların tepesine çıkarken, ay iyice yükseldi. Bu tepenin
           zirvesinden, yarı gümüş, yarı karanlık dolu olan gölge içindeki
           bozkıra baktım. Uzaklarda, kilometrelerce uzaklarda, Grimpen
           bataklığı yönünde, tek bir ışık yanıyordu. Bu ışık, gelse gelse
           Stapletonların evinden gelebilirdi. Nefretle yumruğumu sıktım.
              “Niye hemen gidip yakalamıyoruz?”
              “Henüz değil. Adam çok kurnaz ve tedbirli. Bildiğimiz değil
           önemli olan, kanıtlayabileceğimiz şey önemli. Yanlış bir adım
           atarsak, adamı elimizden kaçırabiliriz.”
              “Ne yapabiliriz ki?”
              “Yarın yapacak çok iş var. Bu gece zavallı dostumuza yapıl-
           ması gereken son vazifeyi yerine getirelim, başka bir şey yapa-
           mayız.”
              Birlikte tepeden aşağı inip, gümüş taşlar üstünde kapkara
           ama belirli bir şekilde yatan cesede tekrar yaklaştık. O garip
           biçime girmiş olan beden, içime bıçak gibi saplandı sanki,
           gözlerim yaşla doldu.

                                                              141
                                                              141
   136   137   138   139   140   141   142   143   144   145   146